(2004 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 9, 23) (YHGK 22.09.1976 T. 1976/10-1957 E. 1976/2554 K.) (YHGK 25.12.1987 T. 1987/506 E. 1987/1103 K.)
Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından borçlular Burhan Özdemir ve Sinan Selçuk Bağrıcı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiş, kendilerine 163 örnek ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlulardan Burhan Özdemir İskenderun İcra Mahkemesi aracılığı ile 30.01.2004 gününde harcıda yatırarak Ankara İcra Mahkemesine gönderdiği dilekçesinde öncelikle yetki itirazında bulunarak kendisi hakkında icra takiplerinin Afyon ya da İskenderun İcra Dairelerinde yapılmasını, bu sebeple Ankara İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmektedir. Mahkemece takip konusu senetlerde yetkili yer olarak Afyon İcra Dairesinin taraflarca kararlaştırıldığından bahisle borçlu Burhan Özdemir'in yetki itirazının kabul edilerek takipte Afyon İcra Dairelerinin yetkili olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK. nun 50. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken HUMK. nun 9/2. maddesinin 1.cümlesine göre, davalı birden fazla ise bunlardan birinin "ikametgahında" takip yapılabilir ve bu halde sair borçlular yetki itirazında bulunamazlar.
Somut olayda, borçlulardan SAYILI Selçuk Bağrıcı adına Ankara'daki adresine ödeme emri gönderilmiş ve bu adreste kendisine tebligat yapılmış, onun yönünden takip kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu halde borçlu Y. Burhan Özdemir'in yetki itirazının reddine karar verilip, sair itirazlarının tetkiki gerekirken, onun yönünden yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca, kabule göre de, HUMK. nun 23. maddesinin son cümle hükmüne göre, mahkemenin (icra dairesinin) yetkili olmadığını iddia eden taraf yetkili mahkemeyi (icra dairesini) beyan etmeye mecburdur. HGK. nun 22.09.1976 gün, 10/1957-2554 s. ve HGK. nun 25.12.1987 gün, 506/1103 s. kararlarında benimsendiği gibi birden fazla yetkili icra dairesi belirtilmiş olsa dahi, yetkili yerin bildirilmesi yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılır. Bu halde borçlu bir tercih yapmadığı için yetkili yerin seçilmesi hakkı karşı tarafa geçeceğinden itirazda belirtilen yerlerden alacaklı vekilinin tercihine göre yetkili yer tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde bir işlem yapılmaksızın açıklanan biçimde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarda açıklanan sebeplerle İİK. nun 366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy