(6762 S. K. m. 868) (11. HD. 01.03.1988 T. 1987/6618 E. 1988/1245 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 15.09.2005 tarih ve 2005/75-2005/187 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait gemi ile 4.4.2003 tarihinde telefonla gelen ihbar üzerine teknik arızaya uğrayan ARDA-2 adlı gemiye kurtarma hizmeti verildiğini, kaza yerine gidiş, bekleme ve geliş ücreti olarak toplam 2.850. USD. talep edildiği halde ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından verilen hizmetin karşılığının 1.587,69 USD olduğu ve Denizcilik Müsteşarlığı Mersin Bölge Müdürlüğü yazısına göre gemi malikinin davalı Arda Denizcilik A.Ş. olduğu gerekçeleriyle, anılan davalı bakımından davanın kısmen kabulüne, 1.587,69 USD.nin davalı şirketten tahsiline, diğer davalı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kurtarma hizmeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan Salih S. bakımından, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı vekilince, yargılama sırasında savunulan, temyiz dilekçesinde belirtilen ve kurtarma yardımının yapılmasından önce yapıldığı bildirilen noter satışı sözleşmesiyle, geminin anılan davalıya satıldığı ileri sürülmüştür.
TTK. nun 868. maddesinde, gemi siciline kayıtlı olan bir geminin mülkiyetinin nasıl kazanılacağı belirtilmiş olup, bu hükümden de anlaşılacağı gibi gemi siciline tescil kurucu değil bildirici bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle, noter sözleşmesiyle devredilen bir gemi, sicilde yeni maliki adına kayıtlı olmasa da geminin mülkiyeti yeni malike geçmektedir. (Y.11.HD.1.3.1988, E.6618 K.1245)
Bu durumda, mahkemece, davalılardan Salih S.'in yardımın yapıldığı sırada geminin maliki olduğu yönündeki iddianın araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy