(743 S. K. m. 645) (3402 S. K. m. 20)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çayıralan Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.8.1990 gün ve 1988/122 E. 1990/119 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine'yi temsilen Çayıralan Mal Müdürlüğü tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 24.6.1993 gün ve 1990/14101 E. 1993/6483 K. sayılı ilamı;
(... Mahkemece 4.12.1990 günlü teknik bilirkişi haritasında dava konusu taşınmazın ve dava dışı komşu 2968 sayılı parselin yeşil ile boyanarak gösterilen kesimlerinin davacıların miras bırakanı adına Hazine'nin hasım olduğu tescil davası sonunda oluşturulan 2.10.1981 günlü ve 3 sayılı tapu kaydının yüzölçümüyle kapsamında kaldığı ve aynı haritada kırmızı ile boyanmak suretiyle gösterilen bölümün ise önceki zilyedi olan dedeleri Ömer'den kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, tapu kaydının dayanağı olan tescil haritasının çekişmeli parselin bir bölümünü kapsadığı tescil haritası içresinde bulunan diğer bölümlerin ise 2968, 2963, 2982, 2981 ve 2980 parsel sayılı dava dışı parsellerin içerisinde kaldığı keşif haritasından anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesine göre kayıt ve belgeler haritaya, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise harita plan ve krokideki sınırlara itibar olunur. Tescil haritasının uygulanabilir nitelikte olduğu ve uygulandığı yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Söz konusu tapu kaydı ve dayanağı olan harita taraflarını ve haleflerini bağlar. Tapu kaydı 14.7.1980 tarihli tescil ilamına dayanılarak oluşturulmuştur. Tescil davasının açıldığı tarihten sonra kayıt fazlası bölüm üzerinde zilyetlik süresi 20 yıla ulaşmamıştır. Bu durumda, taşınmazın tapu kaydının ve haritasının dışında kalan bölümü üzerinde davacılar yararına iktisap koşulları oluşmamıştır. Mahkemece yapılacak iş dava konusu parselin tescil yoluyla oluşan kaydının dayanağı olan haritanın kapsamında kalan bölümünün yüzölçümünün belirlenerek davacı taraf adına, geri kalan bölümünün ise yine yüzölçümü saptandıktan sonra ifrazen Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece tapu kaydının kapsamının belirlenmesinde ve zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Mal Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy