(743 S. K. m. 641, 923, 933)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil ve yola vaki, müdahalenin men'i" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Kadastro Mahkemesince irtifak hakkı tesisine dair verilen 21.12.1990 gün ve 1988/235 E., 1990/533 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.2.1984 gün ve 1991/12238 E., 1994/1542 K. sayılı ilamı: (...Kadastro sırasında 265 parsel sayılı 17750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına bağışa ve zilyetliğe dayanılarak A, H ve H adına; 883 parsel sayılı 2880 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 265, 266 ve 267 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kaydı yüzölçümü fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. tespitten önce davacı A, R, F ve N tarafından D aleyhine açılan yola vaki müdahalenin önlenmesi ve bu kısma ait tapunun iptali davası Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin kadim yol hakkındaki davanın kabulü gerektiği yönündeki bozmasından sonra görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece 883 ve 265 parsel sayılı taşınmazlarda 225 parsel lehinde beyanlar hanesinde gösterilmek koşuluyla irtifak hakkı tesisine ve bir patika yolun var olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı A mirascıları ile dava arkadaşları ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar Asliye Hukuk Mahkemesinde kadim yollarına elatmanın önlenmesi ve bu yolu da içine alacak şekilde davalı tarafça tescil yoluyla oluşturulan tapu kaydının yola isabet eden bölümünün iptali istemiyle dava açmışlar ve söz konusu dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine dair kararının davacılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.10.1985 gün ve 11521/11423 sayılı ilamı ile hüküm bozulmuş ve bozma kararında dava konusu yerin kadim yol iken davalı tarafça kapatılarak kendi tarlasına katıldığı ve senetsizden oluşturulan tapu kaydının kapsamına alındığı, hal böyle olunca davalı tarafın kapattığı kadim yol hakkındaki davanın kabulü gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece söz konusu bozma kararına uyulmuştur. Diğer taraftan teknik bilirkişi Hasan Oğuz tarafından düzenlenen 8.5.1990 günlü haritada Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olan yol kesik mavi hatlarla gösterilmiştir. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olan ve 265 ve 883 sayılı parseller içerisinden geçen kadim yolun genişliği ve uzunluğu ile yüzölçümü teknik bilirkişiye tespit ettirildikten sonra haritasında gösterilmesinin sağlanması, bu bölümün yol olarak kadastro dışı bırakılması, yukarıda sözü edilen parsellerin yol dışında kalan kesimlerinin de yüzölçümü de belirlenmek suretiyle 883 sayılı parselin yol dışındaki kesimlerinin Hazine 265 sayılı parselin yol dışında bölümlerinin diğer davalılar adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve infazda güçlük doğuracak biçimde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyl bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır
.
Sonuç: Davacılar vekili ile, davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 25.6.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy