(3402 S. K. m. 4) (442 S. K. Ek. m. 12) (ANY. MAH. 01.06.1988 T. 1988/31 E. 1988/13 K.) (ANY. MAH. 14.03.1989 T. 1989/35 E. 1989/13 K.) (ANY. MAH. 13.06.1989 T. 1989/7 E. 1989/25 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hüseyin Kaplan tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Ayazini Kasabası, Cumhuriyet Mahallesi 141 ada 7 parsel sayılı 406 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3367 Sayılı Yasaya göre oluşturulan tapu kaydı ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; resmi belgelere göre inceleme yapan orman mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisinin birlikte hazırladıkları 14.04.2003 havale tarihli raporda çekişmeli taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 4. madde sınırlamasında orman sınırı dışında kaldığı, 1960 tarihli memleket haritasında ve hava fotoğraflarında beyaz renkte görünen orman arazisi olduğu, 1993 tarihli amenajman planında Ot rumuzlu (orman toprağı) olarak görüldüğü, % 6-7 eğimli, orman vasfını yitirdiği, ormanla bir bütünlük arzetmediği, bu nedenle orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmiştir. Hükme dayanak alınan bu rapor, bilimsel olmaktan uzak ve kendi içerisinde çelişkilidir. Mahkemece bu çelişki üzerinde durulup giderilmemiştir. Kendi içerisinde çelişkili rapora dayanılarak karar verilemez. Bu nedenle, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmemiş tahdit söz konusu olduğuna göre, uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; ayrıca, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu şekilde yapılacak araştırma ve incelemede çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, öncesi orman olan yerlerin köy yerleşim yeri olarak tahsis edileceği konusunda ne 20.05.1987 tarih 3367 Sayılı Yasada ne de başka bir yasada herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla 3367 Sayılı Yasa hükmüne göre orman içinde oluşturulan tapu kayıtlarının herhangi bir hukuki değer taşımayacağı düşünülmeli ve toplanan delillere göre karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hüseyin Kaplan'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01.03.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy