(1086 S. K. m. 45) (7201 S. K. m. 1) (3116 S. K. m. 1) (3402 S. K. m. 4, 20, 30, 45) (3083 S. K. m. 1) (6831 S. K. m. 17) (ANY. MAH. 01.06.1988 T. 1987/31 E. 1988/13) (ANY MAH. 14.03.1989 T. 1988/35 E. 1989/13 K.) (ANY. MAH. 13.06.1989 T. 1989/7 E. 1989/25 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Güneyli Köyü 116 ada 2053 parsel sayılı 89.168.119 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesiz olarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Osman Badas, askı süresi içerisinde tapu kaydı, vergi kaydı, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın 2811, 2698 ve 545 OTS ile çevrili bulunan bölümünün orman sınırlamasının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parselin Fen Bilirkişiler M. Turgay Arı ve Mahmut Çınar tarafından müşterek düzenlenen 28.04.2005 havale tarihli kroki ve raporda (A) ve (B) ile işaretlenen 689.97 m2-1.219.39 m2 yüzölçümlü bölümlerinin davacı Osman Badas adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Ormanların mülkiyeti Hazineye kullanma yararlanma hakkı Orman Yönetimine aittir. Bu sebeple orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazlara yönelik açılacak davalarda Hazine yasal hasım olduğu halde, yerel mahkemece Hazinenin yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Pasif dava ehliyeti dava şartlarından olup mahkemece istek olmaksızın resen dikkate alınmalıdır. Bundan ayrı, çekişmeli parselin Erdemli Kadastro Mahkemesinin 2005/408 esas sayılı dava dosyasında ve dairede temyiz incelemesi yapılan Erdemli Kadastro Mahkemesinin 2005/491-503, 2005/452-554, 2005/501-509, 2005/485-501, 2005/457-366, 2005/492-504, 2005/483-500, 2005/420-485, 2005/451-492, 2005/449-491, 2005/498-506, 2005/437-552, 2005/480-498, 2005/471-495, 2005/454-568, 2005/500-508, 2005/436-551, 2005/433-487, 2005/478-497, 2005/502-510, 2005/503-511, 2005/463-569, 2005/469- 494, 2005/411-565, 2005/440-553, 2005/419-550, 2005/504-512, 2005/444-490, 2005/443-489, 2005/488-502, 2005/490-571, 2005/434-488, 2005/431-586, 2005/487-556, 2005/412-549, 2005/413-566, 2005/1-475 sayılı dosyalarında davalı olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkilidirler. Aynı parsel hakkında açılmış davaların H.Y.U.Y.'nın 45. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesi zorunludur. Aksi taktirde, infaz kabiliyeti olmayan birbiriyle çelişkili kararlar verilebilecektir. Diğer taraftan hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın durumu memleket haritasında incelenmekle birlikte haritanın orijinal renkli (elle boyanmıştır) olmadığı ve kenarındaki lejant işaretleri taşımadığı gibi memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbirini üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların konumları gösterilmemiştir. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli yerlerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Diğer taraftan dava konusu taşınmaz kadastro sırasında, orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, böylelikle kadastro tespit tutanağının içeriği ile taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımları arasında çelişki oluştuğu halde 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/1. maddesi uyarınca kadastro tespit bilirkişileri resen tanık sıfatıyla keşifte dinlenerek çelişki giderilmemiş, temyize konu taşınmazlara komşu olan parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak belgeleri dosya arasına getirtilmemiş ve komşu parsel denetimi yapılmamış, ziraatçı bilirkişiden rapor alınmamış, davacı ve eklemeli zilyedi hakkında aynı çalışma alanında senetsiz ve belgesizden taşınmaz mal tespit ve tescil edilip edilmediği yönünde tapu sicil, kadastro ve hukuk yazı işleri müdürlüklerinden sorulmamış, Davacının tutunduğu Cemziil evvel 283 tarih 85 sıra numaralı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile dosya arasına getirtilmemiş, davacının tutunduğu 1937 tarih 49 yazım numaralı vergi kaydı ile Cemziil evvel 283 tarih 85 sıra numaralı tapu kaydının revizyon görüp görmedikleri sorulmamış, tapu ve vergi kaydı tek tek sınırları itibariyle uygulanmamış, fen bilirkişiden vergi ve tapu uygulamasını izlemeye elverişli krokili rapor alınmamıştır.
Bu durumda; öncelikle, aynı parsel hakkında açılmış başka dava dosyalarının bulunup bulunmadığı mahkeme esas defterlerinden araştırılmalı ve çekişmeli parsel hakkında derdest olan tüm dava dosyaları mevcut fiili ve hukuki irtibat sebebiyle H.Y.U.Y.'nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmeli, Hazine'ye dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilmeli, böylelikle Hazinenin davaya katılımı sağlanarak husumet yaygılaştırılmalı, Hazineden delil ve belgeleri istenmeli, davacının tutunduğu tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile birlikte dosya arasına getirtilmeli, tutunulan tapu ve vergi kaydının kadastro çalışmaları sırasında revizyon görüp görmediği (uygulanıp uygulanmadığı) tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden sorulmalı, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, üç orman mühendisi, ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli ve komşu taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim durumu belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın dava edilen bölümleri üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli; çekişmeli taşınmazın ve komşu taşınmazların tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı; memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli yerleri ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, orman ve fen bilirkişilerin onayını taşıyan çekişmeli taşınmazın dava edilen bölümlerinin tümünü bir arada gösteren kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişme konusu yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, davacının tutunduğu tapu ve vergi kaydı taşınmaz başında yapılan keşifte tanık ve yerel bilirkişi anlatımı ve fen bilirkişi yardımı ile 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesine göre zemine uygulanmalı, fen bilirkişiden keşfi, tapu kaydı uygulamasını izlemeye elverişli rapor alınmalıdır.
Açıklanan konular göz önünde bulundurularak çekişeli taşınmazın dava edilen bölümlerinin çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazların etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın dava konusu olan bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, çekişmeli taşınmazın dava konusu bölümlerinin orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, temyize konu yerlerin zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ve kadastro tespit bilirkişileri 3402 Sayılı Yasanın 30/1. maddesi uyarınca resen tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; davacı ve varsa eklemeli zilyedi adına belgesiz ve senetsizden tespit ve tescil edilen parsellerin bulunup bulunmadığı tapu sicil, kadastro ve hukuk yazı işleri müdürlüğünden sorulmalı, çekişmeli taşınmazın 3083 Sayılı Yasa uyarınca sulu veya kuru arazi olup olmadığı, DSİ Bölge Müdürlüğünden sorulup, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetimine iadesine 08.12.2005 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy