(6762 S. K. m. 1, 662, 663, 726, 730) (818 S. K. m. 60, 135) (Yargıtay 12 HD. 14.12.1988 T. 1988/7848 E. 1988/15477 K.)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 17.1.2000 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçluların merciye başvuruları çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan icra takibinde 5.2.1999 ile 24.9.1999 tarihleri arasında dosyanın takipsiz bırakılması nedeni ile zamanaşımı süresinin dolduğu cihetle icranın geri bırakılmasına ilişkindir.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan olaya TTK'nin 726 ve 730. maddesi gönderilmesi ile 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK'nin 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler "dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi" şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Ticari işlemlerin özellikleri itibarı ile TTK'de daha kısa süreli zamanaşımı süreleri belirlenmiş olup BK'deki düzenlemelerin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Ancak TTK'de özel hüküm bulunmayan hallerde TTK'nin 1. maddesi uyarınca BK'nin ilgili hükümleri uygulanabilir. Nitekim 1941/10 esas 1944/5 karar sayılı ve 23.2.1944 tarihli Yargıtay Tevhidi İçtihat Kararında da; "... itimat, itibar ve sürat esaslarına dayanan ticari muamelelerin forik vasıflar ve hususiyetleri nazara alınarak bunlar hakkında imtiyazlı ve istisnai hükümler konulmuş ve bu cümleden olarak poliçe ve emre mukarrer senetlerin nispeten kısa müruru zaman müddetlerine tabi tutulmuş olmasına binaen müteariz içtihatların birleştirilmesi zımmında tevhidi içtihat müessesesine intikal edip mahiyeti yukarıda beyan ve izah olunan meselede mezkur maddenin birinci fıkrası veçhile müruru zamanın kesildiği tarihten itibaren aynı müddetin yani üç senelik müruru zamanın cereyanı iktiza edeceği ve münhasıran adi muamelelerde mabihüttatbik olup ticari senetlerin hususiyet ve mahiyetleriyle telifi kabil olmayan ikinci fıkra hükmünün tatbiki lazım gelmeyeceği" gerekçe gösterilerek BK'nin 135/2. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin ticari senetlerde uygulanamayacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenlerle, haksız fiil tazminatları ile ilgili BK'nin 60/2. maddesinde belirlenen" ... zarar ve ziyan davalarında daha uzun olması halinde ceza zamanaşımının uygulanacağı..." hususundaki kuralında Türk Ticaret Kanunu'nda özel zamanaşımı süresi tayin edilen çekler ve bonolar için uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu konudaki dairemizin sürekli uygulaması da (dairemizin 14.12.1988 tarih ve 1988/7848-15477 sayılı, 9.12.1991 tarih 1991/5337-12878 sayılı, 3.3.1988 tarih 1987/14289-2441 sayılı vs. kararları) aynı doğrultudadır. Merci hakimliğinin kararında belirttiği dairemizin 31.3.1997 tarihli kararı yanılgıya dayalı olup somut olaya emsal teşkil etmez.
3.2.1999-24.9.1999 tarihleri arası 6 aylık zaman aşımı süresi geçtiğinden mercice borçluların zaman aşımı itirazlarının kabulüne karar verilmek gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK. 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy