(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.11.1989 gün ve 1988/84 E. 1989/270 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 14.11.1990 gün ve 1990/3789-15335 sayılı ilâmı;
(... Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; Kadir Y.'ın taşınmazın üzerindeki zilyetliğinin başlangıç ve sürdürülüş biçimi konusundaki araştırmalar yeterli değildir. Mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmaz başında dinlenerek taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, zilyetliğin ne zamandan başladığı ve nasıl sürdürüldüğü, kimin ve ne zamandan beri taşınmaza zilyet olduğu, zilyetliğin sürdürülüş biçiminin zeminin kullanımının ekonomik amaca uygun bulunup bulunmadığı etraflıca araştırılmalıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 14.maddesi gereği sınırlama araştırması yapılmak, toplanan delillere göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bozmadan sonra yapılan keşifte nizalı taşınmazın Ermeniler'den kaldığı bilirkişiler ve davalı tanığı tarafından haber verilmiştir. Yitik kişilerden kalan yerler zilyetlikle iktisap edilemez. Mahkemece bu yön dikkate alınarak taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1- Davacı Orman İdaresi'nin temyiz itirazları Özel Daire'nin 27.5.1988 gün 1987/14044 E-1988/9571 K.sayılı ilamıyla reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiş ve karar Orman İdaresi yönünden kesinleşmiştir. Hakkındaki hüküm kesinleşen tarafın direnme kararını ve temyize hakkı bulunmadığından davacı Orman İdaresinin temyiz istemi reddedilmelidir.
2- Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmadır.
1- Davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddine,
2- Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy