(6831 S. K. m. 17) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gazipaşa Kadastro Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 7.12.1990 gün ve 1989/392 E., 1990/536 K. sayılı kararın incelenmesi, davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 30.9.1996 gün ve 1996/9237-11426 sayılı ilamı ile; (... Orman yönetimi hakkındaki birinci hükmü temyiz etmediğinden ve son hükümde aleyhine yeni bir durum yaratılmadığından, temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan uzman bilirkişi kurulu raporunda, memleket haritası uygulanmış olduğu halde, bu yönde gerekli açıklama yapılmamış, sınırdaki derenin açık alanda kaldığı, diğer kesimin orman olduğuna değinildiği halde, ormanla dere arasında kalan kesimin ne olduğu belirtilmemiş ve duraksama yaratılmıştır. Ayrıca, 6831 sayılı yasanın 17. maddesi uyarınca orman bütünlüğünün bozulup bozulmayacağı hususu araştırılmamıştır.
Bu nedenlerle; öncelikle, evvelce görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir fen elemanı ile yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ve çevresine uygulanarak, bu belgelerde parsel ve çevresinin ne olarak nitelendirildiği saptanıp, memleket haritasındaki konumunu gösteren ortak imzalı rapor ve kroki düzenlettirilmeli; ayrıca, yukarıda değinilen 17. madde uyarınca taşınmazın konumu göz önüne alınarak orman bütünlüğünü bozup bozmayacağı araştırılmak suretiyle bu yönün değerlendirilmesinin de zorunlu olduğu düşünülmelidir.
Bozmaya uyulduğu halde, gereklerinin tam olarak yerine getirilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin kurulan hüküm katılan orman yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Özel Daire'ce anılan katılan vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, davalı yararına bozma kararı verilmiştir. O nedenle katılan orman yönetimi yönünden hükmün kesinleştiği açıktır.
Bu durumda hakkında hüküm kesinleşmiş bulunan katılan vekilinin direnme kararını temyize hakkı bulunmamaktadır. O nedenle katılan vekilinin temyiz istemi reddedilmelidir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Hakkında hüküm kesinleşmiş bulunan katılan vekilinin direnme kararını temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz isteminin REDDİNE peşin harcın iadesine,
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerle ONANMASINA, 19.11.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy