(6762 S. K. m. 119) (11. HD. 31.05.1990 T. 1989/4080 E. 1990/4364 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2006/121 -2008/63 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı avukatı T.C. geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait L. gemisinin 08.03.2006 tarihinde Ahırkapı açıklarında demirli ve sabit halde iken, yine aynı mahalde demirli olan NAZMİ C gemisinin demir taraması sonucu müvekkiline ait gemiye çarptığını, çarpma neticesinde davacıya ait gemide hasar meydana geldiğini ileri sürerek, davacı zararı nedeniyle 23.074 USD'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gemide meydana gelen hasarın geminin tersaneye çekilmesini ve hasarın tersanede giderilmesini gerektirecek bir hasar olmadığını, istenen tazminatın fahiş olup, 6.976 USD'nı ödemeye hazır olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işbu davanın sebebinin haksız fiil olması nedeniyle L. gemisi donatanının acentesi aracılığı ile dava açmasının mümkün olmadığı, acentenin akdettiği veya akdinde aracılık yaptığı sözleşmelerden dolayı aleyhine izafeten dava açılabileceği, haksız fiile dayanan taleplerde izafeten acenteye dava açılamayacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.05.1990 gün ve 1989/4080 E., 1990/4364 K. sayılı kararında açıklanan bu hususun dava açma hususunda da geçerli olacağı, acentenin donatanı temsilen çatma sebebiyle dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, N. C adlı geminin demir taraması sonucu davacı ya ait L. adlı gemiye çarpması sonucu davacı gemisinde meydana gelen hasar bedelinin tahsilini istemiştir.
Dava dilekçesinde davacı olarak M/V L. gemisi donatanı/kaptanı/işletenine izafeten acentesi E. Denizcilik Ltd. Şti. gösterilmiştir. Mahkemece 25.09.2007 tarihli oturumda davacı vekiline L. gemisinin donatanına ait vekaletnameyi ibraz etmek üzere süre verilmiş, davacı vekili tarafından 23.11.2007 tarihli dilekçe ile davacı donatanın Gess Co-Trade House Close Joint Stok Company olduğunu ve davaya muvafakat ettiğini belirterek Ukrayna Sevestopol'de düzenlenen 30.10.2007 tarihli vekaletname ve noter tasdikli tercümesini ibraz etmiştir. 30.10.2007 tarihli vekaletnamede vekalet verenin Torgoviy Dim Gess i Ko Kapalı Anonim Şirketi'ni (Gess& Co. Trading House Close Joint-Stock Company olduğu yazılıdır.
25.02.2006 tarihli gemi makine jurnalinde ise L. adlı gemi donatanın Sevestopol Ukrayna adresinde mukim Z.A.O. TD Gess&Co olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, vekaletnamede yazılı şirket ile gemi jurnalinde yazılı şirketin aynı şirket olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, vekaletnamede yazılı şirket ile gemi makine jurnalinde yazılı şirketin ikisinin de Sevestopol/Ukrayna adresinde mukim olduğu gözetilerek, şirket unvanlarındaki farklılığın nereden kaynaklandığı davacı vekilinden sorularak, belirtilen çelişkili durumun açıklığa kavuşturularak, her iki şirketin aynı şirket olup olmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy