(1475 S. K. m. 73)
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karadeniz Ereğlisi İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 31.3.1993 gün ve 1989/89 E. 1993/36 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 30.11.1993 gün ve 6944-17651 sayılı ilamı;
( ... Mahkemece alınan 5.6.1991 günlü hesap raporunda, % 21,2 maluliyet derecesine göre davacının gelir kaybı 137.194.035 TL. olarak hesaplanmıştır. Davacı vekili 9.10.1991 günlü oturumda bu rapora itirazı olmadığını bildirmiştir. Buna göre, davacının isteyebileceği tazminatın üst sınırı, 137.194.035 TL. den karşılık kusur nedeniyle % 40 indirim yapıldıktan ve o tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 470 katsayı da dahil, SSK'ca bağlanmış olan gelirlerin peşin sermaye değerleri düşüldükten sonra kalan miktardan ibarettir. Mahkemece bu yön dikkate alınmamıştır.
Öte yandan, kararda hükme esas alındığı bildirilen 22.2.1993 günlü hesap raporu da hatalıdır. Zira, tazminat hesaplanırken hüküm tarihine en yakın bir tarihte alınacak hesap raporunda, kazalının, olay tarihi ile rapor tarihi arasındaki net gelir bilinen verilere göre, rapor tarihinden sonraki ileriye dönük devrenin gelir kaybı hesabının ise, rapor tarihindeki bilinen net kazancın her yıl için belirli bir oranda artırılması ve aynı oranda iskontoya tabi tutulması suretiyle yapılması gerekir. Oysa, bilirkişi raporu düzenlediği 22.2.1993 tarihini aşarak, 28.2.1995 tarihine kadar bilinen ücretleri esas almak ve bu tarihten sonra da belli oranda artırım yapmak suretiyle hesap yapmıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda bir inceleme ve hesap yaptırarak varılacak sonuç uyarınca bir karar vermekten ibarettir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy