(4721 S. K. m. 507) (1086 S. K. m. 274)
Dava: Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sivas Asliye 3.Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.6.1999 gün ve 1990/381 E. 1999/44 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar Gülsüm Keskin ve arkadaşları vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 24.1.2000 gün ve 1999/11711 E. 2000/508 K.sayılı ilamı ile;
(....1- Islah yolu ile olsa dahi hasmın yanına yeni hasım ilave edilmez. Davanın başında davalı gösterilerek, hakkında dava açılmayan Gülsüm hakkında harcı verilerek usulen açılmış bir dava yoktur. 26.06.1989 tarihli dilekçede davalı gösterilen Gülsüm Keskin aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
2- Medeni Kanunun 507/4.maddesi uyarınca murisin mahfuz hisse kurallarını ihlal kastı ile sağlığında yapılan teberruların tenkisi istenebilir. Murisin davalılara temliki satış suretiyle yapılmıştır. Şu halde davacılar öncelikle bu tasarrufun satış değil bağış olduğunu ve bu bağışın davacıların mahfuz paylarını ihlal amacıyla yapıldığını ispat etmek durumundadır. Bu konuda her türlü delilden yararlanmak mümkün ise de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 274.maddesi uyarınca ikinci tanık listesi verilemez. Bu sebeple davacıların 13.03.1991 tarihli dilekçede gösterdiği tanıklar dikkate alınamaz. Bu kapsam dışında kalan deliller dava konusu taşınmaz malların davalılara satılmadığını, aksine bağışlandığını, bağışında davacıların mahfuz paylarını ihlal kastı ile yapıldığını kabule elverişli değildir. Davalı tanıkları açıkça işlemin satım olduğunu beyan etmişlerdir. Bu işlemin salt erkek evlatla yapılmış olması da, tek başına kastı açıklayan delil olamaz. Murisin temlik dışı kalan ve davacıların mahfuz paylarına yakın bir değer taşıyan mallarının da bulunuşu davalılar yararına delil niteliğindedir. Şu halde Medeni Kanunun 507.maddesi şartları bulunmadığından davanın reddinin gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamaktadır....)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılar Turan Keskin ve arkadaşları vekili
TEMYİZ EDEN: Davalılar Turan Keskin ve arkadaşları vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar, murislerinin vefatından önce adına kayıtlı taşınmazları davalılara satış suretiyle tapuda devrettiğini, temlikin muvazaalı olup bağış amacı taşıdığını bu nedenle mahfuz hisselerine tecavüz edildiğini ileri sürerek temlik edilen taşınmazlardaki mahfuz hisselerinin tespiti ile veraset belgesinde yazılı bulunan hisseleri oranında mirasçılara aidiyetini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılardan Muharrem iddiaların doğru olduğunu, diğer davalılar ise taşınmazları murislerinden satın aldıklarını savunmuşlardır.
Yapılan yargılama sonucu, yerel mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair verdiği hüküm, Özel Dairece yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuştur.
Ne var ki yerel mahkeme ilk kararda davalılardan M. Sami Keskin hakkında hüküm kurduğu halde direnme kararında kurmamıştır.
Bu nedenle sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozma kararı verilmelidir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK. 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 15.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy