(1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 4.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.7.1992 gün ve 1990/429 E. 1992/409 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.4.1994 gün ve 1993/11550-1994/3914 sayılı ilâmı;
(...Davacı Banka, görevlileri olan davalıların gerekli özeni göstermeden açtıkları kredi sonucu zarar gördüğünü ileri sürerek 4.675.448.350 liranın davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, sorumluluğu ve özellikle kusurun belirlenmesi için bilirkişiye başvurmuş ve raporda açıklanan görüşleri benimseyerek kredinin genel müdürlüğünce açıldığını ve bu işlemlerde davalıların kusurları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuki sorunları belirlemesinde bilirkişi görüşüne başvurulamaz (HUMK.m.275). Kusur, hukuki sonuçları olan hukuki bir kavramdır. Bu nedenle mahkemenin tarafların iddia ve savunması ile kanıtların değerlendirilmesini ve olguların belirlenmesini bilirkişiye bırakarak hüküm kurması usule aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davacının iddiası ve gösterdiği kanıtlar özellikle müfettiş raporundaki olguları değerlendirerek öncelikle somut olayda zararı doğuran davalıların eylemini belirleyip bankayı zararlandırmamak için başka türlü davranma olanağı olup olmadığını araştırıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, davalı banka görevlilerinin gerekli özeni göstermeden açtıkları krediler sonucu davacı Bankanın uğradığı zararın tazminini istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre olayda çözüme ulaşılmasının banka kayıtlarının terkini gerektirici açık bir olgudur. Yürürlükteki bankalar mevzuatı çerçevesinde kayıtların usulüne uygun bulunup bulunmadığı ve bunların tetkik ile değerlendirilip sonuca ulaşılmasına özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiği aşikardır. Hal böyle olunca yerel mahkemenin bilirkişiye başvurarak sonuca ulaşabileceğine değinen direnmesi yerindedir. Ne var ki, işin esası ile ilgili temyiz itirazları dairesince incelenmemiştir. Bu durumda dosya işin esasına yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde bulunduğundan işin esası incelenmek üzere, dosyanın 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy