(818 S. K. m. 249)
Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen, 28.04.1992 gün ve 1991/141 E., 1992/232 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 10.11.1992 gün ve 1992/7404-8698 sayılı kararı;
(... 1- Davacının ibraz ettiği elektrik tüketim bedeline ait faturada, 09.12.1989 ila 09.03.1990 tarihleri arasındaki elektrik tüketim bedeline ait olduğu yazılı olup, davalı kiracının mecuru, 30.05.1990 tarihinde tahliye ettiği anlaşıldığından ve davalı da bu faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunmadığından, davalının oturduğu döneme isabet eden ve davacının talep ettiği 300.000 TL. elektrik bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu husustaki talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozuk ve kırık olduğu anlaşılan mutfak tezgah altı dolap kapakları ile banyo küveti ve hela taşının yeniden takılması için gereken giderlerden yıpranma payı adı altında bir miktarın düşülmesi dahi usul ve yasaya aykırıdır. Sözleşmenin genel hükümlerinin 5. maddesinde kiracının kiraladığı şeyi ne halde teslim almış ise o şekilde iade ile yükümlü olduğu belirtilmiştir. Davalı, küveti ve hela taşını, tezgah altı dolap kapaklarını bozuk ve kırık olarak teslim aldığını ispat edemediğine göre, bunları sağlam olarak teslim aldığının kabul edilmesi gerekir. Bunların yeniden takılması gerektiğinden, herhangi bir yıpranma payı düşülemez. Ancak çıkan parçaların hurda olarak bir değeri varsa o değer düşülebilir. Mahkemenin bunlardan yıpranma payı düşmesi keza usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davacı, dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu halde, bu hususta olumlu, olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozmada oybirliği nedeninde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
1- Dairenin bir no.lu bendindeki bozma nedeni doğrudur.
2- Dava konusu olan tuvalet taşı ve küvetin normal kullanılmasından dolayı eskidiği, yenisi ile aynı değerde olmadığı bir gerçektir. O halde, davacıya ait binadaki tuvalet ve küvet yenilendiğine göre, normal kullanmadan dolayı bu eşyada meydana gelen değer düşüklüğü gözönünde tutularak, eski ve kullanılmadan dolayı değeri azalan tuvalet ve küvetin kırılmamış olsa idi, tutacağı bedel ile yenisinin bedeli arasındaki farka hükmedilmelidir. Bu nedenle buna ilişkin kapsamı incelenmelidir. Dairenin bu bakımdan 2 no.lu bentteki görüşüne katılamıyorum. Bu bent, kapsamı belirlenerek hüküm kurulmak üzere değişik bir bozma yapılması gerektiği düşüncesindeyim.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy