(2004 S. K. m. 272) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki yeniden inşaat nedeniyle tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.4.1992 gün ve 1991/61 E., 1992/327 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.8.1992 gün ve 1992/8777-9041 sayılı kararı; (... 6570 sayılı Yasanın 7/b-c-ç maddelerine dayanan tahliye davasının anılan yasa maddeleriyle İİK. 272. maddesinin kıyasen uygulanması ve yerleşmiş içtihatlar uyarınca kira akdinin hitamını takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bir aylık dava açma süresi içinde tahliye iradesi kiracıya bildirilmişse bu irade açıklaması süreyi koruyacağından bu bildirimi takip eden dönemin sonuna kadar dava açma hakkı saklı tutulmuş sayılır. Bu gibi durumlarda aktin başlangıcı olan ayın kirasının ihtirazı kayıtlı alınıp alınmaması önemli değildir. Bu cihet kamu düzenine ilişkin olduğu için davalı tarafça ileri sürülme şartı aranmaksızın mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının tesbiti için öncelikle aktin başının, süresinin böylece sona eriş tarihinin bilinmesi icabeder. Davacının bu tarihleri bildirmesi gerekir. Davalı karşı çıkarsa bu cihetin bir hadise olarak çözümlenmesi, bu konuda tanık dahil taraf delillerinin toplanması gerekir.
Sözleşmede tahliye isteği halinde belirli bir süre önce kiracıya bu isteğin ihbar edilmesi şart koşulmuşsa ona uyulmak gerekir. Bu ihbarın yazılı yapılması öngörülmemişse sözlü yapılması da mümkündür. Ancak davacının bunu ispat etmesi icabeder.
Olayımızda: Davacı vekili kiralananın bulunduğu yerin yıkılıp yeniden inşa edileceğini bildirerek 1.8.1977 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira akdine ve 31.7.1990da keşide edilip 6.8.1990da tebliğ edilen ihtarnameye dayanarak 27.12.1991de davasını açmıştır.
Davalı herhangi bir savunma yapmamış, duruşmaya da gelmemiştir.
İbraz edilen sözleşmeye göre, yukarıdaki esaslar dahilinde davanın açıldığı tarih bakımından tebliğ edilen ihtarname, tebliğ tarihi dönem başlangıcından sonraya isabet ettiğinden süre koruyucu etkiye sahip değildir. Bu durumda davanın 1.8.1991 tarihinden itibaren 1 aylık yasal sürede açılması gerekirdi. Bu nedenle esasa girmeksizin davanın süreden reddi gerekirken bundan zuhul ile esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi ve usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yeniden inşaat nedenine dayalı kiralananın boşaltılması isteğine ilişkindir. Bu nedene dayalı boşaltma davalarının, süresinde ihtar gönderilmemesi halinde kira akdinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir.
Somut olayda, kiralananın kira döneminin bitim tarihi 31.7.1990dır. Kiracıya, 6.8.1990 tarihinde tebliğ edilen, boşaltma isteğini içeren ihtarname ise 31.7.1990 tarihinde çekilmiştir. Ancak kiralanana ilişkin olarak, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 4. maddesinde müddet sonuna bir ay kala taraflar feshi ihbar etmezse kontrato devam etmiş sayılır hükmü yer almaktadır. Özel şartlar bölümünde tarafların anlaştıkları akdin feshi ihbarına ilişkin 4. maddede öngörülen şart ise yerine getirilmemiştir.
Bu durumda açıklanan gerekçe ile, süresinde bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru değildir.
O halde, usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy