(743 S. K. m. 659)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.2.1992 gün ve 1991/887 E. 1992/82 K. sayılı kararın direnme uygun, esasın incelenmesi için daireye şeklinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 30.9.1992 gün, 1992/6 -340 Esas, 1992/544 Karar sayılı ilâmın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davalı vekilleri tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilâm ve dosyadaki ilgili bütün kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Şufa konusu payın iptal ve tescil istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, temyize konu hak düşürücü süre içerisinde açılmış olup olmadığı, noksanda toplanmaktadır. Davalının, müşterek mülkiyet üzerine olan taşınmazdaki, paydaş Müzeyyen B.'den payını 4.4.1989 tarihinde kayden satın aldığı ve davacı tarafından Şufa davasının da 16.11.1989 tarihinde açıldığı hususu tartışmasızdır.
Davacı, temyize konu Şufa davasına ait dava dilekçesinde açıkça, davalıya yapılan pay satışını dava dışı bir şahıs tarafından aleyhlerine açılan mecra tesisi istemine ilişkin 1989/101 E. sayılı davanın görülmesi sırasında, getirtilen tapu kaydından, öğrendiğini ifade etmiştir. Davalının paydaş Müzeyyen'den payını satın alarak paydaş durumuna geçtiğini gösterir tapu kayıt örneği ise, görülmekte olan mecra hakkı kurulmasına dair dava dosyasına, 13.4.1989 günü hakim havalesi ile girmiş durumdadır. Yine bu kayıt içeriğini doğrulayan ve davalının, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığına ilişkin savunması dairesinde dinlettiği tanıklardan, özellikle, Kamil E. ve Aziz Ö. yeminli beyanlarında, zaman ve mekan göstermek suretiyle, davacının, davalıya yapılan pay satışını 1989 Nisan ayı sonları veya Mayıs ayı başlarında öğrendiğini, bildirmişlerdir.
Bu durumda, soyut içerikli davacı tanıklarını beyanlarına karşı, davalı savunmasına üstünlük tanınarak, davanın süre geçtikten sonra açıldığı vurgulanmak suretiyle reddedilmesi gereğine işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, davanın süresinde olduğuna dair direnme kararı yerinde görülerek işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine ilişkin Hukuk Genel Kurulu Kararının maddi yanılgıdan kaynaklandığı bu kez yeniden yapılan incelemeden anlaşılmıştır. O itibarla davalı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde olduğundan kabulüyle Hukuk Genel Kurulu'nun 30.9.1992 gün 1992/6 - 340 E. 1992/544 K. sayılı kararının kaldırılması ve direnme kararının benimsenen Özel Daire bozmasına göre bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Hukuk Genel Kurulu'nun 30.9.1992 gün 1992/6 - 340 E, 1992/544 K. sayılı kararının kaldırılmasına, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.03.1993 günü yapılan ilk görüşmede çoğunluk sağlanamadığı için yapılan ikinci görüşmede, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy