(743 S. K. m. 611)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Derinkuyu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.7.1994 gün ve 1992/116 E., 1994/110 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 25.4.1995 gün ve 1995/3013-4630 sayılı ilamı:
(..... Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davasının yargılaması sonucunda; kadastroda 258 ada, 53, 257 ada 256 ve 258 ada 124 parsel numaraları ile İ. adına tapuda kayıtlı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptal ve davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmü M. dışındaki davalılar temyiz etmişlerdir.
Davacı, taşınmazların ortak miras bırakan A.'ten kaldığını, birasçılar arasında yapılan taksim sonucu kendisine düştüğünü ileri sürerek tapulamada kardeşi İ. adına yapılan tespitin iptal ve adına tescilini istemiş, davalılar ise taşınmazların İ.'e ait olduğunu savunmuşlardır. Davacı dava hakkında dinlenmiş, onun, taşınmazların mirasçılarından R., M. S. ve S.'in kocasının katıldığı taksim sonucu davacıya düştüğü şeklindeki ifadesi esas alınarak hüküm kurulmuştur. Davalı tanıkları taksim olmadığını ifade etmişlerdir. Gösterilen dokuz tanıktan bir tanığın ifadesi hükme esas alınamaz Kaldı ki bu tanık dahi tüm mirasçıların katılımı ile yapılmış bir taksimden sözetmemiştir. Bu itibarla davacının listesinde yazılı tanıkların tamamının dinlenerek muristen kalan taşınmazların tüm mirasçılar arasında taksime tabi mirasçılara muris mallarından nerelerinin verildiği taksime mirasçıların tamamının katılıp katılmadığı geçerli bir taksim olup olmadığı hususunda bilgilerine başvurulması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy