(743 S. K. m. 633) (2942 S. K. m. 12)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.6.1993 gün ve 1992/437E. 1993/269 K. sayılı kararın incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 30.11.1993 gün ve 1993/18695 E. 1993/23176 sayılı ilâmı, (...Kamulaştırma Kanunu'nun 12/son maddesi uyarınca paylı mülkiyete konu olan taşınmaz mal paydalar arasında taksime tabi tutulmuş her paydaşın yeri belirlenmiş ise kamulaştırma bedeli hangi paydaşa ait bölüm kamulaştırılmış ise o paydaşa ödenir. Davalı idarenin yazısından da anlaşılacağı üzere kısmen kamulaştırılan taşınmaz mal kamulaştırmadan önce özel parselasyona tabi tutulmuş ve kamulaştırılan bölüm paydaşlardan Hakkı D., Raif Can A. ve Dursun E.'e isabet etmiştir. Kamulaştırma tebligatı adı geçenlere çıkartılmış kamulaştırma bedeli de ödenmek suretiyle paylarının ferağı da rızaı olarak alınmıştır. Davacının kamulaştırılan bölümde ilişkisi yoktur. Payı da tapu kaydında muhafaza olunmuştur. Davanın bu nedenle reddi yerine kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Paylı mülkiyet üzere bulunan taşınmazda, paydaşlar arasında özel parselasyon yapılmış durumdadır.
Özel parselasyonun tamamlanıp her paydaşa payı karşılığı belirli bir yerin indifaı bırakıldıktan sonra, bu yerde kısmi kamulaştırma yapılmıştır.
Kural olarak, kısmi kamulaştırma içerisinde kalan kesime isabet eden özel parsellerin, hangi paydaşın payı karşılığı intifaya terk edilen yerde ise kamulaştırma bedelinin o paydaşa ödenmesi gerekir.
Davacı, payı karşılığı kendisine 23 numaralı özel parselin isabet ettiğini ileri sürerken, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü cevabı yazısında da bu özel parselin kısmi kamulaştırma kapsamında kaldığı bildirilmiştir.
Her ne kadar, tapu kaydında, halen davacı kayden 220/13875 pay sahibi bulunmakta ise de, kamulaştırma yolu ile taşınmaz mal iktisap edenin tescilden önce ona malik olacağı, M.K. 633. maddesi hükmü gereğidir. Bu itibarla, kamulaştırması yapılan yerle ilgili olarak salt sicilde kayıt bulunması, koşulları varsa bu yerin kamulaştırıldığı gerçeğini ortadan kaldıramaz. Hal böyle olunca, olayda hukuksal ve sağlıklı bir çözüme ulaşılabilmesi için, öncelikle taşınmaza ait özel parselasyon öncesi tapu kaydının ilk tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmesi paydaşlar arasında yapılan özel parselasyon anlaşmasında payı karşılığı davacının intifaya bırakılan kısmın belirlenmesi ve yine kısmi kamulaştırmaya ilişkin kroki ve belgelerin celbi ile uzman bilirkişi aracılığı ile mahalline uygulanması ve davacıya payı karşılığı bırakılan özel parselin kısmi kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığının kesin olarak saptanması gerekir. Bu konuda yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile sonuca ulaşılamaz.
Bu yön gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy