(743 S.K. m. 618, 651)
Dava: Taraflar arasındaki "men'i müdahale, kal ve ecrimisil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.1994 gün ve 1992/672 E.1994/759 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2.6.1995 gün ve 1995/5581 - 8200 sayılı ilamı;
(... Dava, çaplı taşınmaza taşkın inşaat yapılmak suretiyle vaki elatmanın yıkım suretiyle önlenmesi, olmadığı takdirde tecavüzlü arsa bedelinin ödenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Toplanan delillere ve uygulamaya göre, gerçekten davacıya ait taşınmazlara, davalının 27,50 m2 lik bina tecavüzünün bulunduğu sabittir. MK.nun 651. maddesine göre, taşkın bina sahibinin iyi niyetli olmaması ve halin icabının müsait bulunmaması halinde binanın yıkılacağı kuşkusuzdur. Ne varki, davacı taraf 3.9.1992 tarihli dava dilekçesi ile 20.10.1993 günlü oturumdaki beyanında "açıkça tecavüzlü arsa bedelinin kendine ödenmesi halinde arsanın davalıya temlikine rıza göstermiştir. Bahçelievler Belediye Başkanlığının 29.3.1994 tarihli yazısında da "tarafların muvafakatları halinde yeni bir parsel oluşturmamak üzere hudut tashihi mahiyetindeki tevhit ve ifrazın mümkün olabileceği" ifade edilmiştir.
Hal böyle olunca, mahallinde üç kişilik uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılarak bilirkişilere arsa değerinin tespiti ettirilmesi daha önceki bilirkişi raporunda gösterilen miktarın davacı vekilince kabul edildiği hususunun gözönünde tutulması, belirlenen arsa bedelinin davalıya depo ettirilmesi ve bu bedel karşılığı tecavüzlü arsanın davalıya ait 9424 numaralı parsele eklenmek suretiyle parsel sınırlarının düzeltilmesine ve elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine karar verilmesi, aksi halde yazılı olduğu üzere davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerekirken davacının beyanının Belediye Başkanlığının anılan yazısının gözardı edilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza taşkın inşaat yapılmak suretiyle vaki elatmanın yıkım suretiyle önlenmesi, olmadığı takdirde, tecavüzlü arsa bedelinin ödenmesi koşulu ile bu kısmın davalı yapı sahibine temliki ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dava görülmekte iken, taraflar uygulama ile kesin olarak saptanan tecavüzlü kısmın bedelinin davalı yapı sahibince, davacıya ödenmesi ve bu yerin mülkiyetinin yapı sahibine temlik edilmesi hususunda, karşılıklı kabul beyanında bulunmuşlardır. Ancak, davacıya ait tecavüzlü 27, 50 metrekarelik kısma, bilirkişice belirlenen 137.500.000 (Yüzotuzyedi milyon beşyüzbin) TL. değeri, davacının aynen kabul etmesine karşın, davalı tarafça karşı çıkılmış ve bedel hususunda bir anlaşma sağlanamamıştır.
Davacının 20.10.1993 günlü oturumdaki, tecavüzlü yerin bilirkişice gösterilen bedelini kabule dair beyanının, davalı tarafa benimsenmediği gibi, özellikle 1993 yılından sonra ülke genelinde yoğun biçimde yaşanan ağır ekonomik kriz ve enflasyon olgusu karşısında bu gün için aradan geçen üç sene sonra artık kendisini bağlamayacağının kabulü, hak ve nesafete uygun düşeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece izlenmesi gereken yol, MK.651. maddesi hükmü ve özellikl Bahçelievler Belediye Başkanlığının 29.3.1994 gün 08/4095 sayılı yazısı çerçevesinde, tecavüzlü kısım için bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, muhik tazminat bedelinin belirlenmesi ve bu bedelin davacı arsa sahibine ödenmesi koşuluyla, davalı yapı sahibinin taşınmazına katılması suretiyle, temlikine karar verilmesi, aksi halde davalının kabulüne hükmedilmesinden ibarettir. Bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi doğru değildir.
O halde usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 9.10.1996 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy