(1086 S. K. m. 434)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 6. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.3.1994 gün ve 1992/932 E. 1994/182 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzere Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.10.1994 gün ve 1994/7968 E. 1994/10070 K. Sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki karada direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK. nun 2494 sayılı yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Dava Medeni Kanunun 134/1. maddesinden kaynaklanan boşanma istemine ilişkindir.
Özel dairece davanın kabulüne dair kurulan mahkeme kararının davanın reddi gereğine işaretle bozulmasına karşı yerel mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Direnme kararı temyiz eden davalıya 21.12.1995 tarihinde tebliğ edilmiş ancak eksik posta giderlerinin tamamlanması için gönderilen muhtırada öngörülen 7 günlük süre geçirildikten sonra giderler tamamlamak suretiyle 7.2.1996 tarihinde temyiz yoluna başvurulmuştur. Bilindiği üzere HUMK. 434/3. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa; kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre için harç ve giderler tamamlanmadığı taktirde mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir hükmü yer almıştır. Somut olayda mümeyyiz davalı her ne kadar direnme kararının tebliği takiben 15 günlük yasal sürede harç ve masrafını vererek temyiz etmiş ise de bu arada uygulamaya giren posta giderlerindeki artış nedeniyle kendisine usulüne uygun biçimde tebliğden itibaren 7 gün içinde giderlerin tamamlanması, aksi halde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği meşruhatı verilen muhtıra tebliğ edilmiştir. Temyiz edenin dosya Yargıtay'a sevk edilmeden meydana gelen posta giderlerindeki artıştan sorumlu olduğu kuşkusuz olmak gerekir. Yatırılan posta giderlerindeki eksikliğin süresinde verilen temyiz dilekçesinden sonra vuku bulması da yukarıda gösterilen HUMK. nun 434. maddesi 3. fıkrasının uygulanmasına engel teşkil edemez. Bu husus bir yerde uyulması zorunlu usul kuralının gereğidir. Ve davaların sürüncemede kalmadan bir disiplinin altında sonuca ulaşmasını sağlama amacına yöneliktir. Temyizine konu davada temyiz edene noksan posta giderini tamamlaması için usulüne uygun biçimde çıkarılan muhtıra 15.1.1996 tarihinde tebliğ edilmesine karşın muhtırada öngörülen 7 günlük süre geçirildikten sonra 7.2.1996 tarihinde eksik gider tamamlanmak suretiyle temyiz isteğinde bulunulmuştur.
Bu durumda mahkemece usulün 434/son fıkrası uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenlerle yerel mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy