(818 S. K. m. 44, 249)
Taraflar arasındaki kira akdinin feshi ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 17.6.1993 gün ve 1992/938 E. 1993/438 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 22.11.1993 gün ve 1993/7149-9066 sayılı ilamı: (... Davacı, davalı idareye ait arsayı otopark olarak kullanmak amacıyla kiraladığını, kiralananın teslim edilmediğini dahası otopark olarak kullanılmasına da elverişli olmadığını öne sürerek sözleşmenin feshine 150.300.000 TL. kira parasının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetki itirazında bulunmuş, fesih ihbar sürelerine ve koşullarına uyulmadığını savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece sözleşmenin feshine, davalıya verilen kira tutarı 150.300.000 TL sının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerin yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Gerçekten de BK.'nunun 249. maddesi uyarınca kiralayan kiralananı akitten maksut olan kullanmaya elverişli bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti süresince bu halde bulundurmakla yükümlüdür. Davacı kiracı aktin başlangıcından sonra kiralanana girmiş ve aktin in'ikadı tarihi olan 11.12.1991 tarihinden sonra gelen 19 günlük ve 1992 yılı içinde 6 aylık kirayı ödemiş ve sözü edilen aktin başlangıç tarihinden itibaren davalının az yukarıda açıklanan yasal sorumluluğunu ileri sürerek dava tarihine kadar bir talepte bulunmamıştır. Her ne kadar davalıya 5.10.1992 tarihinde dosyada bulunan yazıyı göndermiş ise de, bu yazı aktin feshini ister nitelikte de değildir. Bu olgular karşısında dava tarihine kadar akti fesih hakkında sahip olduğu halde akti fesih etmeden beklemesi dahası 1991 yılına ait 19 günlük kira parasını bile talep etmemesi BK.'nunun 44. maddesinin uygulanmasını gerektirir. O nedenle BK.'nun 44. maddesi uyarınca mahkemece bir değerlendirme yapılmalı, hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. Mahkemece bu yönün gözden kaçırılması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki karar direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy