(818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.11.1993 gün ve 1992/958 E. 1993/785 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 6.10.1994 gün ve 1994/6822-8316 sayılı ilamı:
(...... Davacı kiraya veren ile dava dışı kiracı Y. Halikarnas Restaurant Limited Şirketi arasında düzenlenen 1.7.1991 başlangıç 24.9.1991 tanzim tarihli kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümün altında kefil olarak davalının imzası bulunduğu çok açık şekilde belirgindir. Davalı da imzaya bir itirazı bulunmamaktadır. Sadece Matbu yazılmış kefil kelimesinin yanına daha sonra davacı tarafından müteselsil ibaresinin yazıldığını hatta gerçekte kefil de olmadığını savunmuştur. Sözleşmeye bakıldığında müteselsil yazısında kullanılan yazılarla diğer sözleşmedeki yazıların aynı kalem ürünü olduğu çıplak gözle açıkça tereddüte meydan verilmeyecek şekilde görülmektedir. O nedenle bilirkişi incelemesine de gerek bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davalının müteselsil kefil olduğu kabul edilmeli ve işin esasına girilerek delil ve karşı deliller toplanarak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, müteselsil kefalet hükümleri bir yana itilerek, davacının önce asıl borçlu kiracıya baş vurması daha sonra davalı kefile yönelmesi gerekir, şeklindeki gerekçelere dayanılarak davalının müteselsil kefil olmadığı sonucuna kavuşulması usule ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy