(5521 S. K. m. 1) (1475 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 2. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.06.1995 gün ve 1993/179 E. 1995/407 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 3.10.1995 gün ve 1995/4378-5132 sayılı ilamı; ... Davalı M. A.Ş. ile dava dışı İstanbul E.N. Tic. A.Ş. arasında davalıya ait ürünlerin taşınması konusunda 4.10.1989 tarihinde yapılan taşıma sözleşmesinin ifası için davalı şirketin kiracısı bulunduğu, depo önündeki meyilli zeminde yükleme yapan taşıma şirketine ait tırın tekerine takoz konulmadığı ve vitesin boşalmasıyla geri kayarak depo kapısına çarptığı ve kapının devrilmesi sonucu davacı işçinin yaralandığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dışı taşıma işini yapan şirketin işçisidir. Ancak davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi ilişkisi yoktur. Öte yandan davalı ile dava dışı taşıma şirketi arasındaki ilişki taşıma sözleşmesinden ibarettir. Taşıma şirketi davalının taşeronu olmadığı gibi, hizmetini münhasıran davalıya tahsis eden bir kuruluş da değildir. Öyleyse davalı ile taşıma şirketi arasında müşterek ve müteselsil bir sorumluluktan da söz edilmesi mümkün değildir.
Bundan başka olayın oluş şekline göre kusurun tamamının taşıma şirketine ait olduğu, davalı şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığı ve bu nedenlerle davanın reddi gerektiği halde, depo kapı menteşelerinin güvenli olmadığı nedeniyle davalıya kısmen de olsa kusur izafe eden hatalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK.'nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Olayda davacı işçi ile davalı M. A.Ş. arasında bir hizmet ilişkisi bulunmadığı gibi, davalı şirket ile iş kazasına neden olan dava dışı taşıma şirketi arasında bir alt üst işveren ilişkisi de mevcut değildir. Bu durumda gerek 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve gerekse İş Kanunu'nun 1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözüm yerinin İş Mahkemeleri değil Genel Mahkemeler olduğu aşikardır.
Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup muhakemenin her aşamasında re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması icap eder. O itibarla mahkemece bu yön gözetilip davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken İş Mahkemesi olarak işin esası ile ilgili hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy