(2942 S. K. m. 8, 14) (YİBK 24.06.1994 T. 1993/3 E. 1994/2 K.)
Dava: Taraflar arasındaki bedel arttırımı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tire Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 28.10.1991 gün \/e 1990/381- 1991/423 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 28.4.1992 gün ve 1992/1963-3065 sayılı ilamı:
(... Davacı taşınmazın Kamulaştırılan bölümünün mülkiyetini 24.8.1990 tarihinde davalı idareye devretmek suretiyle ferağ vermiş olduğuna göre, Kamulaştırma Kanunu'nun 14. maddesi 1. fıkrasındaki 30 günlük hak düşürücü süre bu tarihte işlemeye başlar, 24.9.1990 günü saat 17.00'de sona erer.
Bu durumda, 25.9.1990 tarihinde açılan dava süresinde olmadığı için davanın reddi gerekir.
Davacıya ferağ tarihinden sonra tebligat yapılmış olması, daha önce işlemeye başlamış olan sürenin uzatılmasına neden olamaz. Çünkü mülkiyet ferağ ile birlikte davalı idareye geçtiğinde tebligat ile güdülen amaç gerçekleşmiş olup Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre ferağ tebligata eşit ve onun doğurduğu bütün sonuçları kapsar.
Mahkemece ferağdan sonra gerçekleşen tebliğ tarihi dikkate alınıp davanın süresinde olduğu kabul edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun bu tür davaların açılmasında öngördüğü 30 günlük hak düşürücü sürenin, olayda geçmiş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
24.6.1994 tarih 1993/3-1994/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararında; kamulaştırma üzerine ferağı verilmiş taşınmazlarda, Kamulaştırma Kanunu'nun 14. maddesindeki Kamulaştırma bedelinin arttırılması davası açılması için kabul edilen 30 günlük hak düşürücü sürenin, daha önce Kamulaştırma işlemiyle ilgili olarak Yasaya uygun bir bildirim yapılmamış olması halinde, tapuda bu devir (ferağ) işleminin yapıldığı tarihte başlayacağı, hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, Kamulaştırma bedelinin arttırılması istenen taşınmazın lehine Kamulaştırma yapılan idareye, davacı tarafından ferağının verildiği tarih ile dava tarihi arasında Yasada öngörülen 30 günlük hak düşürücü süre geçtiği gibi, davacının bu süre geçtikten sonra, süreyi geçirmedeki beklentisini haklı gösterecek bir olgunun varlığı da saptanamamıştır.
Bu itibarla, davanın hak düşürücü süre yönünden reddini öngören ve Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru değildir. O halde usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme kararı, bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
24.6.1994 tarihli 32 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gerekçesinde açıklandığı üzere bu gibi olaylarda davanın Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesi karşısında durumu karara bağlanmamıştır. O karara yazdığım muhalefet açıklamalarında belirttiğim gibi, davacı ile davalı idare arasındaki ferağ işlemi Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesine dayanan satın alma yolu ile kamulaştırmadır. Davacının bedel artırma davası açma hakkı yoktur. Dava bu sebeple red olunmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy