(743 S. K. m. 4, 143, 144)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 24.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.12.1994 gün ve 1993/380 E 1994/816 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 20.3.1995 gün ve 1995/2553-3145 sayılı ilamı:
( ...Tazminat davaları boşanmanın fer'i niteliğinde olduğu halde devalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmolunmaması doğru bulunmamıştır.
Davalının aile bütünlüğüne ve şahsiyet haklarına ağır bir saldırının varlığı kanıtlanamadığından (MK. md. 143/2) Manevi tazminat talebinin reddi yerine kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Davalının babadan kalan gayrimenkulleri olduğu iddia edilmiş tapu kayıtları celbedilmiştir. Muris ölü ise veraset ilamı alınarak kalan gayrimenkullerin gelir ve değerleri belirlenerek davalıyı yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı tespit edilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yoksulluk nafakasına hükmolunması kanuna aykırıdır.
Tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne nazaran davalı için takdir edilen maddi tazminat ve nafaka azdır. Medeni Kanunun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat ve tedbir nafakası takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, dava, M.K.134/son maddesinden kaynaklanan boşanma ve maddi-manevi tazminat ile nafaka istemlerine ilişkindir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen uyuşmazlık, yalnızca maddi, manevi tazminat, nafaka ve bunlarla ilgili olarak verilecek vekalet ücretinin maktu mu yoksa nisbi mi olacağı noktalarında toplanmaktadır.
Özel Daire'nin boşanmanın fer'i bulunan bu isteklerle ilgili olarak, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen ve devamlılık kazanmış yargısal kararlara da tamamen uygun bulunan çok açık içerikteki bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru değildir.
O halde usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy