(818 S. K. m. 258, 266/2)
Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 8.4.1993 gün ve 1993/39 E., 1993/169 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 5.10.1993 gün ve 5321-7257 sayılı kararı; ( ... Davacı kiralananı hor kullanma akdi kiracı aleyhine giriştiği icra takibine itiraz edildiğini öne sürerek 2.200.000.- TL. onarım süresi karşılığı kira parasının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, icra takibinde onarım için, geçecek süre için zararın istenilmediğini kiralananı hor kullanmadığını savunmuş davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.
Dava kiralananın hor kullanılması sonucu meydana gelen zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Davacı dava açmadan önce davalının gıyabında delil tespiti yaptırmış ve bilirkişi raporu sonradan davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı davaya verdiği cevapta kiralananda 12 yıl gibi uzun bir süre oturduğunu ve ileri sürülen zarar kalemlerin normal kullanmadan meydana geldiğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece yeniden bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp, davalının bu yerde oturduğu süre de saptanarak ileri sürülen kalemlerin kötü kullanmadan meydana gelip gelmediği ve gelmiş ise eski hale getirilmesi için gereken masraf tutarı tespit olunmalı ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde isteğin kabul edilmiş olması bozmayı gerektirir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy