(4721 S. K. m. 346, 348, 349, 404, 426) (2828 S. K. m. 22) (1086 S. K. m. 76) (2. HD. 22.06.1993 T. 1993/4013 E. 1993/6404 K.)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1-) Hakim Re'sen Türk Kanunları mucibince hüküm verir (HUMK. md. 76). Ana baba vazifelerini ifa etmedikleri takdirde hakim çocuğun himayesi için gerekli tedbirleri re'sen almakla görevlidir (MK. md.346). Velayeti ifadan aciz veya mahcur olan yahut nüfuzunu ağır surette suiistimal eden veya fahiş ihmalde bulunan ana ve babadan hakim velayet hakkını nez edebilir. Ana babadan velayet nez olununca çocuğa bir vasi tayin olunur (MK.348). Bir işte kanuni mümessilin menfaati ile küçüğün veya mahcurun menfaati birbirine zıt olursa alakadarların dilekçe ile başvurması üzerine veya doğrudan doğruya Sulh Mahkemesince kayyım tayin eder (MK. md.426). Velayet altında bulunmayan her küçüğe bir vasi nasbolunur. Nüfus adliye ve idare memurları resmi muameleleri dolayısıyla muttali oldukları vesayeti müstelzim böyle bir hali, Sulh Mahkemesine hemen ihbar ile mükelleftirler (MK.404). Bu tür davalar, ana ve babanın ve çocuğun haklarına doğrudan etkili olup davada ana, babanın menfaatleri ile küçüğün menfaatleri çatışmaktadır. Şu halde küçüğün bir kayyımla temsili için gerekli işlemlerin icrası, davanın kayyıma, velayeti nez sebepleri varsa, anne ve babaya teşmili nez sebepleri yok ise anne, babanın da dinlenmesi, küçük velayet altında değilse vasi tayini onunda küçüğü temsilen davaya katılması, bu işlemler süresince 2828 sayılı Kanunun 22. maddesi, Medeni Kanunun 349 ve 429. maddeleri uyarınca geçici tedbirlerin alınması yönleri düşünülmelidir (Y. 2. HD nin 22.6.1993 tarihli 4013-6404 sayılı kararı).
Sonuç: Somut olaya gelince; küçük Necdet'in babasının cezaevinde bulunduğu, annesinin çocuğu terk ettiği iddia edilmekte olup tedbiren davacı kurumda koruma altına alındığı anlaşıldığından Medeni Kanun gereğince velayetinin nez'i gerekip gerekmediğinin de tartışılması sonuca göre davanın ana babaya ya da çocuğa tayin edilecek kayyıma tevcihi savunmalarının alınması bir karar verilmesi gerekirken davaya devamla hüküm kurulması da usul ve kanuna aykırıdır.
2-) Kabule göre de:
Çocuğun babasının küçük Necdet'in evlatlık verilmesi konusunda bir muvafakati bulunmadığı ve bu yönde bir istekte olmadığı halde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesine yakın bir biçimde "evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılmasından" söz edilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, 04.06.2002 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece 1996 doğumlu Necdet koruma altına alınmıştır. Gerekçede açıklanan evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılmasına şeklindeki açıklamaya hüküm fıkrasında yer verilmemiştir. Dolayısıyla mahkemece bu yönde infazı kabil bir hüküm de kurulmamıştır. Öte yandan davacı kurumca koruma kararı temyiz edilmemiştir. Temyiz edilmeyen bir konudan dolayı da bozma yapılamayacağından değerli çoğunluğun kararlarına iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy