(743 S. K. m. 133, 134)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 2. Asliye Hukuk MAhkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.1.1997 gün ve 1993/411 E.1997/43 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 30.10.1997 gün ve 1997/10383-11553 sayılı ilamı:
(... Medeni Kanun'un 133. maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için akıl hastalığının üç seneden beri devam etmesi, şifasının kabil olmaması ve müşterek hayatın devamını çekilmez hale koyduğunun gerçekleşmesi gerekir. Bu koşulların oluştuğu ispat edilemediğine göre, hükmün bu itibarla bozulması gerekirken temyiz incelemesi sırasında bu yön gözden kaçmış ve hüküm onanmış olmakla onama kararının kaldırılması ve hükmün bozulması uygun görülmüştür...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davada, MK.133 ve MK.134/1 maddelerine dayanılmış mahkemece MK. 134/1 de ifadesini bulan şiddetli geçimsizlik olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş olup MK.133. maddesinden hüküm kurulmamıştır. Özel Dairenin bozması üzerine de aynı nedene dayalı olarak önceki kararda direnilmiş hüküm ve yönden temyiz edilmiştir.
MK.133. maddesinden kurulmuş bir hüküm bulunmadığından bu konu Hukuk Genel Kurulunca inceleme dışında bırakılmıştır.
Mahkemece MK. 134/1'den boşanmaya karar verilebilmesi için gösterilen delillerin toplanması tanıkların dinlenmesi, daha önce açılıp takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilen davalar söz konusu edilerek temyiz ve direnmeye konu bu davaya ait dava dilekçesindeki önceki davalardan davacının vazgeçtiği şeklindeki açıklama da gözönünde tutulup delillerin değerlendirilmesi, toplanacak delillerden şiddetli geçimsizliğin varlığına ilişkin davalıdan kaynaklanan somut bir olayın gerçekleştiği sonucuna varılırsa davalının teşhis ve tedavisi ile ilgili Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Konya Devlet Hastanesi Selçuk Üniversitesi ve Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden tüm evrak celbedilerek dosyaya eklenip dosya ile birlikte Adli Tıp Meclisine gönderilmek suretiyle gerçekleşen olayların iradi olup olmadığı konusunda görüş alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 15.4.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy