(743 S. K. m. 449)
Dava: Taraflar arasındaki "vasiyetnamenin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 11. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 6.5.1996 gün ve 1994/1125 E., 1996/292 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 1.10.1996 gün ve 7106-9477 sayılı ilamı:
(...... Bilirkişilerden B. A.'ın bilirkişi raporundaki imzası ile hüviyet tespiti ile yemin ettirilip dosyanın teslimine ilişkin tutanaktaki imzaları açıkça birbirini tutmamaktadır. Raporun birlikte görüşülüp verilmesi gerekmekte olup bu hali ile vusuki-muhil olup hükme dayanak yapılamaz.
Yeniden bilirkişi incelemesi gerektiğinin gözönünde tutulmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Miras bırakanın, Noter huzurunda yazdığı vasiyetnamedeki yazıların, bir bilirkişi incelemesine gerek olmayacak şekilde ve açıkça miras bırakana ait olduğu görülmektedir. Kaldı ki, bilirkişiler kuruluna ilişkin yemin tutanağında imzasının rapordaki imzası ile uygunluğu tespit edilemeyen bilirkişi B. A. dışında kalan bilirkişilerin inceleme ve düşünceleri de az yukarda açıklanan olguyu doğrulamaktadır.
Bu durumda başkaca bir inceleme ve araştırma yapılmasına ihtiyaç olmadığında kuşku ve duraksama bulunmamaktadır.
O nedenle Yerel Mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararı yerindedir. Yalnız işin esasına dair temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmediğinden dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenle direnme kararı uygun olup işin esasına yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın 2. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy