(818 S. K. m. 386, 390) (743 S. K. m. 933)
Dava Ve Karar: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karadeniz Ereğlisi Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 31.10.1996 gün ve 1994/134 E. 1996/415 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 5.3.1997 gün ve 1997/2293 E. 1997/2940 K. sayılı ilamı;
(
Dava, sahtecilik vekaletin hile ile alınması ve vekalet akdinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı iptal, tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, yapılan araştırma sağlıklı bir hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, mahkemece vekaletname altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmamış, vekaletin kötüye kullanılması iddiası üzerinde de hiç durulmamıştır. Hal böyle olunca, öncelikle vekaletnamenin aslının getirtilmesi, davacının tatbike medar imzalarını taşıyan belgelerin ilgili mercilerden istenilmesi, gerektiğinde huzurda imzalarının alınması, bundan sonra uzman bilirkişiye tatbikat yaptırılarak vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının açıkça saptanması, davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde vekalet akdinin kötüye kullanılıp kullanılmadığı yönünde tüm taraf delillerinin toplanması, taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi aracılığı ile saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru değildir
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy