(743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 254, 440)
Taraflar arasındaki nafaka şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasından dolayı yapıları yargılama sonunda; Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesince nafaka davasının kısmen kabulüne boşanma davasının reddine dair verilen 18.4.1995 gün ve 1994/145 E. 1995/81 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.2.1996 gün ve 1996/390-1417 Sayılı İlamı:
(... 1 - Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle Medeni Kanunun 137. madde şartları oluşmuş bulunmasına göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiç birisine uygun olmayan nafakaya yönelik karar düzeltme isteğinin Reddine,
2 - Boşanma davasına ilişkin karar düzeltme isteğine gelince;
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (HUMK. 254). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde davalının davacıya demir çubukla vurmak isteği, evi pis tuttuğu, evin içine pislediği yoldan geçen erkeklere gözkoyduğu ve evlilik sırlarının dışarı vurduğuna ilişkin ve olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken bu yön gözönünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz incelemesi sırasında gözden kaçmış olmakla karar düzeltme isteğinin kabulü gerektirmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunun 440442. maddeleri gereğince karar düzeltme isteğinin 2. bentte gösterilen sebeple kabulü ile dairemiz kararının boşanma davası ile ilgili onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının boşanmanın reddine ilişkin bölümünün aynı nedenle bozulmasına...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı-Karşı davacı vekili
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy