(YİBK. 24.11.1995 T. 1994/2 E. 1995/2 K.)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 15.12.1998 gününden başlayarak aylık 50.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 35.000.000 lira aylık kiranın tespiti ve yasal faizin uygulanması cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 15.12.1998 den itibaren başlayan dönemin kira parasının tespiti istenilmiş, mahkemece, hak ve nesafet uygulaması esas alınarak yeni dönem kira parası saptanmıştır.
Taraflar arasında ilk kira ilişkisi 15.9.1995 tarihinde başlamış olup, sözleşme 2 yıl sürelidir. İstem sözleşme süresi bitimini takip eden ikinci döneme ilişkindir.
Kural olarak yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre; şartlar değişmediği ve özel gelişmelerin varlığı iddia ve ispat edilmedikçe, kira sözleşmesinde olağan rayice uygun olarak kararlaştırılan kira parasına; sözleşme süresi olan iki yılın sonunda yenilenen ilk ve bu dönemi takip eden dönemler için Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki artış oranının (T.E.F.E. %65'i aştığı dönemde %65 ile sınırlı olarak) artırımı esas alınarak bulunacak kira parasının o dönemin hak ve nesafet kurallarına uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmeli ve ona göre uygulama yapılmalıdır. Bundan sonra ise yeniden hak ve nesafete göre kira parası tespit edilecektir.
Dava konusu olayda, kira sözleşmesi bitim tarihinden itibaren takip eden ikinci dönem kira parasının tespiti istendiğine göre, bu sözü edilen yönteme göre kira parası saptanmalıdır.
Kabule göre de 24.11.1995 gün 94/2 Esas, 95/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçe gösterilerek, tespit edilen kira parasına yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira; sözü geçen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı eda davaları için faiz uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğunu vurgulamış olup, olaylımızda olduğu gibi, eda davası niteliğinde olmayan, sırf kira parasının tespitine karar verilmesi gereken davalarda, faize kira verilemez. Bundan zuhul ile faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene idesine, 14.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy