(2004 S. K. m. 67) (3154 S. K. m. 28) (1086 S. K. m. 578)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.2.1996 gün ve 1994/26 E., 1996/85 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02.07.1996 gün ve 1996/4201 E., 1996/6941 K., sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, davalının işyerinde kaçak elektrik kullanıldığının kurum elemanlarınca tesbit edilerek 16.8.1994 tarihli tutanak düzenlendiğini, tarifeye göre tahakkuk ettirilen borcun ödenmemesi üzerine yapılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiş, yargılama aşamasında müvekkilinin kaçak kullanım olduğu iddia edilen adreste kiracı ya da malik olmadığını müzik okulu olarak çalışan yer için sanayi tarifesi uygulanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre 1990 tarihli tarifeler yönetmeliğinin 1995 yılında değiştirildiği, kaçak elektrik kullanımı haksız bir fiil ve suç teşkil etmesi nedeniyle failin lehine olan yönetmeliğin uygulanacağı, davacı idarenin kaçak kullanımla ilgili kabul ettiği varsayımları tüketici lehine değiştirmiş olmakla lehine olan hükümlerden tüketici yararına vazgeçtiğinin kabulü gerektiği, yeni tarifeler yönetmeliğinde mevcut davalara uygulanamayacağına ilişkin bir hükmün yer almadığı, bu nedenle 1995 yılındaki tarifeye göre yapılan hesaplamanın esas alınacağı gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, takibin 40.168.000 üzerinden devamına, alacağın %40'ı inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3154 sayılı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın Teşkilat ve görevleri Hakkındaki Kanunun 28. maddesi ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına tarifeler yönetmeliği düzenleme görev ve yetkisi verilmiştir. Bakanlıkta bu yetkiye dayanarak 20654 sayılı Resmi gazetede yayınlanan 3.10.1990 tarihli elektrik tarifleri yönetmeliğini çıkarmış, 9.11.1995 tarih de bu tarifeler yönetmeliğini yürürlükten kaldırarak yeni tarifeler yönetmeliğini yürürlüğe koymuştur. Yeni tarifeler yönetmeliği kaçak elektrik kullanımında tüketici lehine hükümler içermesi nedeniyle mahkemece önceki yönetmeliğin yürürlükte bulunduğu dönemde meydana gelen kaçak elektrik kullanımına ilişkin olaya yeni tarifeler Yönetmeliği uygulanmış ve davalının sorumlu olduğu miktar bu şekilde saptanmıştır.
Kural olarak Kanunlar, Tüzükler ve Yönetmelikler yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren etkilerini meydana getirirler. Diğer bir anlatımla Kanun, Tüzük ve Yönetmelikler ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve işlemlere uygulanır, o tarihten önceki zamana rastlayan olay ve ilişkilere uygulanmaz. Kural bu olmakla beraber, bazı durumlarda yeni kanunun eski olaylara ve ilişkilere uygulanması konusunda bazı istisnalar bulunmaktadır. Kamu düzenini ve genel ahlak ve adabın korunması ile ilgili hükümler ve yeni kanun tüzük ve yönetmeliğinin açıkça önceki olay ve işlemleri yeni mevzuata tabi kılması hali kanunların makable şamil olmama (geçmişe dokunmama) kuralının istisnalarıdır. Somut olayda, Yeni Tarifeler Yönetmeliğinin eski tarihli Yönetmeliğin yürürlükte bulunduğu dönemde meydana gelen olay ve işlemlere uygulanacağına ilişkin, genel kuralın istisnasını oluşturan bir hal söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece önceki tarifeler yönetmeliğinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin hükümlere göre bilirkişi tarafından saptanan alacağa (takipte gözetilerek) hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle Yeni Tarifeler Yönetmeliği esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması isabetli görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 02.05.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı kurum tarafından davalı hakkında düzenlenen, kaçak ve usulsüz ceryan kullanmak tespit tutanağı esas alınarak, o tarihte yürürlükte bulunan 3.10.1990 tarihinde Elektrik Tarifeler Yönetmeliği hükümleri göz önünde bulundurularak tahakkuk ettirilen elektrik bedelinin yapılan tebligata rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine karşı davalının ileri sürdüğü itirazın iptali için davacı tarafça iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
Davanın açıldığı 20.12.1994 tarihinden sonra, 9.11.1995 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca eski tarifeler yönetmeliği yürürlükten kaldırılarak kaçak kullanımla ilgili varsayımları tüketici lehine değiştiren yeni tarifeler yönetmeliği yürürlüğe konmuştur.
Yerel Mahkeme tüketici lehine hükümler içeren yeni tarifeler yönetmeliğindeki esaslar dairesinde hesaplama yapan bilirkişi görüşüne uygun olarak hüküm kurmuş olup; bu görüş, daire çoğunluğunca yeni tarifeler yönetmeliğinde evvelki olaylara da uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle kabule değer görülmemiş ve mahkemenin eski görüşünde direnmesi nedeniyle konu Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.
Gerek Daire gerekse Hukuk Genel Kurulu'ndaki çoğunluk görüşü ile azınlık görüşü arasındaki görüş ayrılığı; davanın devamı sırasında yürürlüğe giren tüketici lehine varsayımlar getiren yeni tarifeler yönetmeliğindeki hükümlerin yürürlüğe girmesinden evvel ceryan eden olaylara uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Konu yönetmeliği ilgilendirmekle beraber Kanunların geçmişe şamil olup olmasına ilişkin kuralların kıyas yoluyla yönetmeliklere de uygulanması gerekir.
Kanunların geriye yürümemesi (makeplesumali) hakkında Türk Hukuk Mevzuatında genel bir kural yoktur. Yalnız Türk Medeni Kanunu'nun ve Türk Ticaret Kanununun tatbiki hakkındaki kanunlarda, kanunun yürürlüğe girmesindeki öncelik hadiselere, muamelelere uygulanmayacağına ilişkin hükümler mevcuttur.
Keza Usul Kanununun 578/1. maddesinde (iş bu kanun müktesap hakları ihlal etmemek şartıyle mukabiline şamildir.) yolunda bir hüküm mevcuttur. Usul Hukukuna ilişkin yeni kanun kazanılmış hakları ihlal etmemek kaydıyle geçmişe dokunur.
Bu özel nitelikteki hükümlerin dışında, genel nitelikte bir hüküm bulunmaması nedeniyle, konunun kazayı ve ilmi içtihatların ışığı altında çözüme kavuşturması gerekir.
Genel kaide, kanunlar geçmişe dokunmaz. Yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara işlemlere uygulanır. Önceki zamanda meydana gelen olaylara ve işlemlere uygulanmaz. Ancak bu kuralın istisnaları mevcuttur.
Bunlar:
1- Beklenen haklar bakımından yeni kanun geçmişe dokunur. Ve eski kanun uygulanma kabiliyetini kaybeder. Beklenen hak henüz kazanılmamış olan fakat kazanılması beklenen haktır.
2- Kamu düzeni ve genel ahlak düşüncesi ile konulmuş olan hükümleri geriye yürür.
3- Tarafların arzu ve iradeleri nazara alınmaksızın kanunla tanzim edilen durum ve ilişkiler hakkındaki hükümlerde geriye yürür.
Somut olayda; tarafların dışında bulunan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın teşkilat ve görevleri hakkındaki kanunun kendisine verdiği yetkiyi kullanarak, davanın açılmasından sonra 1995 tarihinde, kaçak kullanımla ilgili varsayımları tüketici lehine değiştiren yeni bir tarifeler yönetmeliğini yürürlüğe koymuştur. Bu yeni yönetmelik hükümlerine göre hesaplama yapıldığı takdirde davalı daha az elektrik bedeli ödeyecektir. Amacı kamu düzeni ve ahlaki düşüncelerle bir nevi af ve lütuf getirmektir. Çoğunluğun görüşü uygun bir amacı olsa idi; açıkça yeni hükümlerin önceki olaylara uygulanmayacağına ilişkin bir cümleden ibaret bir hüküm koyarak çekişmelerin çıkmasını önleyebilirdi.
Ayrıca yönetmelik, davanın tarafları dışında Bakanlıkça devlet gücü kullanılarak tarafların arzu ve iradeleri nazara alınmaksızın çıkarılmıştır.
Kamu gücü ve Devlet otoritesine sahip Bakanlıkça getirilen bir nevi aftan bir tarihte kaçak elektrik kullananların yararlanması ve bir tarihte kullananların yararlanmamasını düşünmek, Anayasanın eşitlik ilkesine ters düşer.
Bu gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy