(1086 S. K. m. 186) (743 S. K. m. 658)
Dava: Taraflar arasındaki Şuf'a davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bismil Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 7.03.1996 gün ve 1994/340 E. 1996/68 K. sayılı Kararın incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 4.11.1996 gün ve 9781-9796 sayılı ilamı ile;
... dava şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm her iki davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Şuf'alı pay dava sırasında bir başka şahsa veya satışı yapan paydaşa satılırsa davacı, usulün 186. maddesi uyarınca seçimlik hakka haizdir. Dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir. İsterse davayı tazminata dönüştürerek dava ettiği şahıs hakkında yürütür. Bu itibarla davacıya seçimlik hakkını kullanması yönünden mehil verilmesi gerekir. Şuf'alı payın eski sahibine dönmesi davacının ilk satışla doğan şuf'a hakkına engel teşkil etmez. Dava, şuf'alı payı iktisap eden paydaşa yöneltilirse onun hakkında devam ettirilir.
İlk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı konusu önem taşımaktadır. Son satın alan şahsın iyi veya kötü niyetli olmasına göre durum değişir. Son satın alan şahıs kötü niyetli ise davacı ilk satış bedeli ile aksi halde son satış bedeliyle sorumlu olacaktır. Burada isbat külfeti de tabiatıyla davacıya düşecektir. Davacı tanık dahil her türlü delille son satın alan ve dava yöneltilen şahsın ilk satışı ve bedelini bildiğini, buna rağmen muvaazalı olarak şuf'a hakkını önleme amacıyla bedelin fazla gösterildiğini kanıtlaması gerekir. İkinci satış fazla bedelle ilk satana yapılmışsa, o kimse birinci satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü icabeder. Davacının ayrıca delil ibrazına gerek yoktur.
Olayımızda; davacı, ikinci satışın kötü niyetle yapıldığından bahisle HUMK. nun 186. maddesi gereğince davasını ikinci alıcıya yöneltmiştir. Davacı satış bedelinin kötü niyetli olarak fazla gösterildiğini iddia ettiğine göre bu hususta yukarıda belirtildiği şekilde delillerinin sorulması, varsa davalıların mukabil delillerinin istenmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra şuf'a bedelinin ne olacağının tespit edilmesi gerekirken noksan inceleme ile ilk satış bedeli üzerinden şuf'a hakkının tanınması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.02.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy