(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 55, 478, 479)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 29.2.1998 tarih ve 1994/580 E., 1998/1169 K. sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12.4.1999 tarih ve 1999/2055-2718 sayılı ilamı ile; (... Davacı, davalıya ait otelde kalmakta iken, otel emanetine makbuz karşılığı bıraktığı 14.000 DM ile 47.500.000 TL'nin kendisine iade edilmediğini, Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 1994-3097 sayılı icra dosyası ile yaptığı takibe de davalının itiraz ettiğini bildirip, davalının itirazının iptaline, % 40 inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı konakladığı, davalının sahibi ve işletmecisi olduğu otelin emanetine bıraktığı döviz ve Türk Lirası'nın iadesine istemektedir. İddiasını ispat içinde, davalının kızı ve otel görevlisi olduğunu bildirdiği F. Ö.nün imzası bulunan 6.3.1992 tarihli, 14.000 DM ile 47.500.000 TL alındığını belirten para makbuzuna dayanmıştır. Davalı iddiayı tamamen inkâr edip, F. isimli kızı olmadığını otelinde de çalışmadığını savunmuştur. Davalıya ait aile nüfus kayıtlarında görülen "Z." isimli kızının halk arasında "F." ismiyle tanındığı, davalının otelinde de müdür ve resepsiyon görevlisi olarak çalıştığı, yeminli olarak dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ibraz edilen 6.3.1992 tarihli para makbuzundaki imzanın, davalının halk arasında "F" ismi ile tanınan kızı Z. Ö.ye ait olduğu Adli Tıp Kurumu'nun 9 Kasım 1998 tarihli raporunda belirtilmiştir. Bu durumda davacı BK 55. maddesi gereği istihdam eden olarak, kızının otelinde çalışırken davalıdan döviz ve Türk Lirası cinsinden aldığı paraya karşılık verdiği makbuzdan sorumludur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12.4.1999 tarih ve 1999/2055-2718 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle BK 478 ve 479. maddeleri gereğince otelci olan davalının otel emanetine teslim edilen paradan sorumlu olacağına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usûl ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 15.12.1999 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy