(743 S. K. m. 581)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yavuzeli Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 1.6.1995 gün ve 1994/77 E., 1995/62 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.3.1996 gün ve 1995/7399 E., 1996/2287 K. sayılı ilamı:
(.... Temyiz, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yazılı 112 ada, 68 parsel sayılı taşınmaza ilişkindir. Bu taşınmazın davacının miras bırakanı N'dan kaldığı belirlenmiş bulunmaktadır.
Davalılardan M. P. mirasçı olmayıp 3. kişi durumunda bulunduğundan mahkemece dava koşulu üzerinde durulmalıdır. N'ın ölüm tarihi itibariyle terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğundan mirasçılardan birisinin tek başına dava açma olanağı yoktur. Tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri gerekir. Bu itibarla veraset belgesinde mirasçı görünen ve davada taraf durumunu almayan G. P.'ın davaya katılması veya dava hakkında olurunun alınması yada MK.nun 581. maddesi uyarınca N. terekesine tayin edilecek bir temsilci huzuru ile yargılamaya devam edilmesi ve böylece dava koşulunun yerine getirilmesi gerekir. İşin esasına gelince: Bu taşınmaz yukarıda açıklandığı gibi miras bırakandan kalmış olup mirasçılar arasında bir taksim söz konusu değildir. Bu itibarla mirasçılardan Ö. Ö.'ın mirasçı olmayan M. P.'la bu taşınmaz hakkında yaptığı sözleşme hüküm ifade etmez. Deliller bu dairede değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 28.5.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy