(634 S. K. m. 6, 33)
Dava: Taraflar arasındaki "Muarazanın men'i" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.5.1996 gün ve 1995/1298 E. 1996/710 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan Yaşatan Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 21.11.1996 gün ve 1996/9095 E. 10348 K. sayılı ilâmı:
(... Davacı, kendi bağımsız bölümü ile ilgili bulunmayan ve duvar ya da penceresini oluşturmayan, davalının kullandığı bağımsız bölüme ait penceresinin altına koyduğu tanıtıcı doktor tabelasının davalı tarafından kaldırıldığını ileri sürerek bu suretle vaki muarazanın önlenmesi ve tabelasını eski yere takılmasını istemektedir.
Davacı, bağımsız bölümün önceki maliki ile bir sözleşme yaparak tabelasını bağımsız bölüme ait pencerenin altına asmış ise de yeni malik bu sözleşme ile bağlı değildir. Bu durumda konunun, önceliğin pencerenin ait olduğu bağımsız bölüm malikine ait olmak üzere ve bu malikin bağımsız bölümünün kullanılmasını ya da bu bağımsız bölümde yaptığı faaliyetin tanıtımına engel olmayacak biçimde bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu konuda davacının bitişik bağımsız bölümün penceresine kendi levhasını koyduğu hususu da dikkate alınmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki hususlar gözönünde bulundurularak davalının kendisine ait bağımsız bölümün penceresi altına öncelikle kendi levhasını koyma hakkına sahip olduğu (önceki malikle davacının yaptığı sözleşme ile bağlı olmadığı için) kabul edilerek, davalının bu kullanımından artan bir yer var ise, davalının tanıtımına zarar vermeyecek biçimde bir levhaya yer verilecek biçimde hüküm kurulmalı, aksi halde davanın reddine karar verilmelidir.
Yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan eski uygulamaya devamı içeren muarazanın men'ine karar verilmesi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılardan Yaşatan Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 18.2.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy