(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki "ihbar ve kıdem tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 2. İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 3.7.1996 gün ve 1995/1597 E., 1996/364 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 22.10.1996 gün ve 1996/1906/-1993/ sayılı ilamı ile;
(... Dosyadaki bilgi ve belgelere göre iş akdinin feshinden sonra davacı işçiye 50.000.000.-TL. kıdem tazminatı ödenmiştir. Mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişi de gerçekleşen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatlarını hesaplamış ve ödenen miktar kıdem tazminatından mahsup edilmiştir. Kıdem tazminatının bir bölümü ödenmiş ve davacı işçinin sebebiyet verdiği hatalı imalattan dolayı işverenin uğradığı zarar da saptanmamış ve böylece on günlük ücretinin tutarı ile de ödeyemeyecek derecede hasara uğratma koşulunun gerçekleştiği anlaşılamamış olduğuna göre, belirlenen ihbar ve kıdem tazminatı miktarlarına [ödenen meblağ dikkate alınmak suretiyle] karar verilmesi gerekir.
Yazılı şekilde isteklerin reddi şeklinde kurulan hüküm isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin hizmet akdinin hangi nedenle feshedildiği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin her iki kararının incelenmesinde akdin 1475 sayılı İş Yasası'nın 17. maddesinin 11/g bendinde belirtilen nedenle sona erdirildiğinin kabul edildiği görülmektedir.
25.11.1994 tarihli disiplin kurulu kararında fesih nedeni olarak İş Yasası'nın 17. maddesinin II no.lu bendine dayanılmış ve kurula sevk gerekçesi olarak da dikkatsizlik ve ihmalkarlık göstermek suretiyle prekot bezinin yırtılması gösterilmiştir.
İş Yasası'nın, 17. maddesinin II/g bendinde işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde, yapmaması "fesih nedeni olarak gösterilmekle beraber, aynı maddenin (h) fıkrasında ise" işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makinaları, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri on günlük ücretinin tutarı ile ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratma fesih nedeni olarak kabul edilmektedir.
Gerek fesih kararından ve gerekse işveren vekilinin 24.6.1994 tarihli yazılı beyanlarından, davacının işyerine prekot bezinin yırtılmasından dolayı 49.020.000.-TL. zarar verdiği ve ayrıca bu nedenle bir işgünü fabrikanın çalışamamasına sebep olduğu gerekçesiyle, iş akdinin sona erdirildiği tartışmasız olarak ortaya çıkmaktadır.
Az yukarıda da vurgulandığı şekilde, 23.11.1994 tarihli disiplin kuruluna sevk yazısında işverenin bu yöndeki fesih iradesi açıkça gösterilmiştir. Bu durumda iş akdinin işverence İş Yasası'nın 17. maddesinin II/h bendi gereğince sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Ancak, işveren verilen zararın işçinin on günlük ücretinin tutarı ile ödeyemeyecek tutarda olduğunu kanıtlayamadığından, akdin yasal olmayan nedenle sona erdirildiğinin kabulü ile mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 18.6.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy