(2004 S. K. m. 67, 105, 258, 261, 264, 277) (YHD 2.10.1995 T. 1995/2300 E. 1995/5157 K.)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacı alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı "Tasarrufun iptali" istemine ilişkindir. Davacı alacaklı, İİK.un 258. maddesi uyarınca aldığı ihtiyati haciz kararını, aynı Yasanın 261 ve 264. maddelerinde öngörülen süreler içinde infaz ettirip, takip talebinde bulunmuş olduğundan, borçlunun haczi kabil malının yokluğunu tespit eden ihtiyati haciz tutanağı, ileride takibin kesinleşmesi halinde, İİK.nun 105. maddesinde belirtilen aciz vesikası niteliğini kazanacaktır.
Bu itibarla, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılmış olan "İtirazın iptali" davasının varlığı dava ekonomisi yönünden red nedeni değil, bir "Ön mesele" olarak kabul edilmesi ve o davanın sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Nitekim, Dairemizin 16.12.1991 gün 5544-6014 sayılı, 2.10.1995 gün 2300-5157 sayılı, 6.10.1997 gün 2306-4148 sayılı kararlarında da açıklanan bu görüş, uygulamada istikrar kazanmıştır.
O halde, itirazın iptali davasının sonucu beklenip, bir hükme varılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle davacı alacaklı yararına (BOZULMASINA), istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacı alacaklı'ya geri verilmesine, 24.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy