(6831 S. K. m. 2/B)
Taraflar arasındaki "tespite itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Marmara Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29/3/1996 gün ve 1995/40 E., 1996/61 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 5/12/1996 gün ve 1996/6076-6328 sayılı ilamı ile; (...Kadastro sırasında 1210 ada 366 sayılı parsel ile bütün olup uygulanan tapu kaydının sınırlarında bayır ve ormanlık okuması ve 6831 sayılı yasanın değişik 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışında bırakılması nedeniyle zeytinlik niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı, tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Mustafa Sağlam adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve zilyet bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davacı dava dilekçesinde tapu kaydına ve gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Tapu kaydının sınırları bayır ve orman okuduğundan kapsamı yüzölçümü ile geçerlidir. Eylemli durumda komşu 8 nolu parsel orman olup 365 nolu parsel ise 2/B uygulaması sonucu Hazine adına tespit edilmiştir. Orman idaresince yörede orman tahdidinin 1987 yılında yapıldığı bildirilmiştir. Orman tahdidinin yapıldığı ve kesinleştiği tarih ile tespit tarihi arasında yasada öngörülen 20 yıllık süre geçmemiştir. Kayıtların sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceğine duraksamamak gerekir. Kayıt miktarı ile 364 davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kabulü yoluna gidilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Hazine temsilcisi
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy