(3194 S. K. m. 18) (2981 S. K. m. 10/c)
Taraflar arasındaki "tapu iptali, tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sivas Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 24.2.1998 tarih ve 1995/426 E., 1998/178 K. sayılı kararın incelenmesi, dayalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2.10.1998 tarih ve 1998/7581 E., 1998/10263 K. sayılı ilamı ile; (... Yürürlükten kalkmış bulunan 6785 Sayılı İmar Yasası'nın 42. daha sonra yürürlüğe girmiş olan 3194 Sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesine göre belediyeler, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların planlarını, fen, sağlık ve çevre koşullarına uygun biçimde oluşturulmasını sağlamak amacıyla imar sının içerisinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin olurlarını aramaksızın (hamur kuralını) uygulamak suretiyle birbirleriyle, yol fazlası ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, bağımsız paylı veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya re'sen tapu işlemlerini yapmaya yetkilidir.
2981 sayılı yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik 10/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.Gerek imar kanunları ile yapılan parselasyon işlemlerinin gerekse imar affı yasalarında öngörülen imar ıslah çalışmalarının bir idari karara dayandığı kuşkusuzdur. İdari karara yönelik davaların inceleme yeri de idari yargıdır. O halde bu uygulamalar sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteği ile açılan davalar, kayıtların oluşumuna esas alınan diğer bir söyleyişle tapu kaydının illeti ye sebebi sayılan idari kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından idari karar, idari yargı yerinde ortadan kaldırılmadıkça, genel yargıda tapu sicilindeki gerekli düzeltme yapılamaz.
Somut olayda davacı A. A. imar parselinin oluşumuna esas alınan idari kararı, idari yargıda iptal ettirmiş ve imarın 4 parselinin tespitine esas alınan hukuki temel ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda eski kadastro parseline dönülme (eski hale getirme) kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar vekili.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 09.02.2000 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy