(657 S. K. m. 225, Ek m. 35) (2547 S. K. m. 33, 35) (YHGK. 09.04.1997 T. 1996/15-961 E. 1997/309 K.) (15 HD. 04.01.1996 T. 1995/5462 E. 1996/1 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, davalı Sabahattin'nın Y.Üniversitesi'nde araştırma görevlisi iken kadrosuyla birlikte A. Üniversitesine doktora eğitimi yapmak üzere atanmasından sonra taahhüde aykırı davranması sebebiyle kendisine ödenen 7.807.674.000 TL. masrafın iki katı olan 15.615.348.000 TL.nın dava tarihinden itibaren davalılardan tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davalı Sabahattin'e ödenen maaş ve ücretlerin faizi ile birlikte tahsilinin talep edilemeyeceği, buna ilişkin düzenlenen yüklenme ve kefalet senetlerinin ve dolayısıyla cezai şartın geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de 16.12.1999 tarihli yüklenme senedinde taahhüdün ihlali halinde yapılan masrafların iki katıyla alınacağına dair bir hükme yer verilmediğinden cezai şarta ilişkin davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak aynı yüklenme senedinde davalı, öğrenim sonunda başarısız olduğu takdirde yapılan tüm masrafları, sarf tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödemeyi kabullenmiştir. Davalılar sözleşmenin hata, hile veya zorla imza ettirildiğini ileri sürmemişlerdir. Böyle bir sözleşme yapılmasını yasaklayan yasal bir düzenleme olmadığı gibi davalı V'dan A'ya kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. A. Üniversitesi'nde yaptığı doktora eğitiminden dolayı davacının bir yararı da olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden rapor alınarak davacı idarenin davalıya eğitimi sırasında yaptığı masrafları tespit ettirmek ve faizin dava tarihinden itibaren talep edildiği de dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir. Daire'mizin ve Genel Kurulun benzer kararları da bu yoldadır. (15.H.D.nin 14.1.1996 gün ve 1995/5462-1996/1 sayılı, HGK.nun 9.4.1997 gün ve 1996/15-961 E.-1997/309 K. sayılı kararları) Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın yazılı şekilde reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy