(1086 S. K. m. 80)
Dava: Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin arttırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 5.4.1996 gün ve 1995/709 E.1996/358 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1996 gün ve 1996/10138 E.1996/10533 sayılı ilamı:
(... Dosyada mevcut tapu kaydı ve diğer belgelere göre, tamamı kamulaştırılan taşınmazın alanının 652 m2 olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. Dava dilekçesinin vakıalar bölümünde, İdarece 5.400 TL.dan kamulaştırılan taşınmazın m2 değerinin en az 700.000 TL. olduğu belirtildiği gibi Netice-i talep bölümünde, "... taşınmazın 652 m2 istimlakine m2 si 5.400 TL.'dan 3.520.800 TL. takdir edilen istimlak bedelinin m2 si 700.000 TL. dan hesapla ..." denilmek suretiyle dava konusu açıkça belirtilmiştir. Kamulaştırılan taşınmazın alanı 652 m2 ve istenilen m2 bedeli 700.000 TL. gösterildiğine göre dilekçede hesap (çarpma işlemi) hatası sonucu, kamulaştırma bedelinin 456.400.000 TL. yerine 199.874.360 TL. olarak talep edilen artış miktarının da 452.880.000 TL. yerine 196.353.560 TL. olarak eksik yazıldığı ortadadır. Davacılar vekili 7.12.1995 tarihli dilekçesiyle bu maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, HUMK.'nun 80. maddesine uygun nitelikteki tashih talebinin kabulü ve tashih olunan miktara göre eksik harcın tamamlattırılması yoluna gidilmesi gerekirken tashih talebinin reddi ve buna bağlı olarak da dava dilekçesindeki hesap hatası sonucu yazılan eksik talep esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkeme, kararının bu bakımdan bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Daire'nin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 22.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy