(818 S. K. m. 355, 359, 360, 362) (15.HD. 15.01.1996 T. 1995/7272 E. 1996/74 K.) (15.HD. 24.11.1989 T. 1989/3847 E. 1989/4937 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup imalat bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatının tahsili istenmiş mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında elektrikli damlama su tesisatı imali konusunda BK'nın 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu çekişmesizdir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı yüklenici imal ve teslimi gerçekleştirilen elektrikli damlama su tesisatının malzemelerinin bedelini talep etmiş, davalı ise teslim edilen malzemelerden jeneratörün ayıplı olduğunu, faturada 3 HP dalgıç pompa ile galvaniz boru teslim edildiği belirtilse de yapılan keşifte 18 kademe 4 HP dalgıç pompa ile mavi plastik borunun teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenlerle zarara uğradıklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Gerçekten de imal ve teslimi gerçekleştirilen bir eserde açık ayıbın varlığı halinde B.K'nın 359. maddesi gereğince işlerin mutat cereyanına göre imkan bulunur bulunmaz, gizli ayıbın varlığı halinde ise B.Knın 362/III. maddesi gereğince vakıf olunur olunmaz iş sahibince durumun yükleniciye ihtarı zorunludur. Aksi takdirde B.K'nın 362/II. maddesi uyarınca teslim edilen eser kabul edilmiş sayılır ve bu hal iş sahibinin B.K'nın 360. maddesindeki hakları kullanmasına engel teşkil eder.
Eser sözleşmesinde ayıp ihbarının yapılması tacirler arasında olsa dahi herhangi bir şekle tabi olmayıp (Y.15.H.D. 15.01.1996 T. 7272/74 SY) ihbar keyfiyeti de bir hukuki işlem değil hukuki işlem benzeri bir fiil olduğundan B.K'nın 359. ve 362. maddelerinde belirtilen sürelerde yapılıp yapılmadığı hususu da tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir (Y.15.H.D. 24.11.1989 T. 3847/4937 SY).
Mevcut ihtilafta her ne kadar mahkeme davacı tarafından tesisin çalıştırılamadığı iddiasının ayıp ihbarı ya da delil tespiti yaptırılmadığı için kanıtlanamaması nedeniyle ret kararı verilmiş olsa da tanık ve davacı beyanlarından damlama sulama sisteminin kurulumdan bir gün sonra jeneratördeki arıza nedeni ile sistemin çalıştırılamadığı, bunun üzerine davacının arandığı, jeneratörün tamir için davacıya götürüldüğü, davacının tamir için jeneratörün kendisinde olduğunu kabul ettiği, faturadaki malzemeler ile teslim edilen malzemelerin farklı olduğu anlaşılmakla ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmelidir. Mahkemece yapılacak iş; jeneratör davacı yüklenici tarafından götürülüp, iade edilmediğine göre ayıplı olduğu iddia edilen diğer malzemeler yönünden uzman bilirkişiden alınacak raporla davacı ve davalı iddialarının ayrıntılı olarak değerlendirilerek diğer malzemelerin davalının işine yarayıp yaramadığı hususunun saptanması, işe yarayanların dava tarihi itibariyle bedellerinin belirlenmesinden, likid bir alacak bulunmayıp, bilirkişi raporuyla sonuca varılacağından icra inkar tazminatı talebinin reddedilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy