(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 43, 237) (818 S. K. m. 43, 46)
Dava: Taraflar arasındaki Tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.3.1997 gün ve 1996/144 E. 1997/203 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.9.1997 gün ve 1997/5498 E5732 K. sayılı ilamı:
(... Davacı vekili, davalıların işleten ve sürücüsü oldukları ve müvekkiline trafik poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü alkollü iken karıştığı trafik kazasında zarar gören üçüncü şahsa müvekkili tarafından ödeme yapıldığını ileri sürerek, 20.000.000 TL'nin 6.7.1994 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı bakanlık vekili, alkol raporunun gelişi güzel verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve kusur konusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermiştir.
Kararı, davalı bakanlık vekili temyiz etmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu sadece kusur yönünden yapılan incelemeye dayanmaktadır. Oysa dava konusu olayda üzerinde durulması gereken husus sürücü tarafından alınan alkollü içkinin güvenli araç sürme yeteneğini kaldırıp kaldırmadığı noktasıdır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bu hususun araştırılmasında nöroloji sahasında uzman bir bilirkişinin de görüşünün alınması gerektiği halde, mahkemece bu konuda eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre;
1. Kazanın münhasıran sürücünün alkolün etkisi altında kalmasından ileri sürücünün aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olup olmadığının aralarında nöroloji uzmanı bir tabibin de bulunduğu trafik uzmanı kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulunca tespitinin gerekmesine göre özel daire, bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2. Ayrıca davanın teselsül hükümlerine göre açıldığı ilk kararda nazara alınmamış ve bu husus bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bu durumda direnme kararında teselsül hükümlerine dayanılarak hüküm kurulmuş olması da usule ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle de direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekili temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 22.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy