(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gökçeada Kadastro Mahkemesi'nce Vakıflar İdaresinin davasının reddine, davacı şahsın davasının kabulüne dair verilen 27.08.1998 gün ve 1996/1514 E. 1998/906 K. sayılı kararın incelenmesi davacı Vakıflar İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.11.1999 gün ve 1999/4512-5276 sayılı ilamiyle; (...Kadastro sırasında 265 ada 23 parsel sayılı 2843,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ilgilisinin zilyetliğini ispatlayıcı bir belge ibraz edememesi nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş; 3. derecede doğal sit alanı içerisinde kaldığı beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmazın Sultan Süleyman Vakfına ait vakfiye kapsamında kaldığını öne sürerek dava açmıştır. A. B.'de satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün davasının reddine, katılan A. B.'nin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın katılan adına tapuya kayıt ve tesciline, doğal sit alanı içerisinde kaldığının kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün dayandığı Kanuni Sultan Süleyman Vakfının akara ait vakıf niteliğinde olduğu, bu nitelikteki vakıfların zemini kapsamadığı ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunduğu, davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de toplanan deliller yetersizdir. Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün dayandığı Kanuni Sultan Süleyman vakfının niteliği yalnız akara ait vakıfname mi, yoksa zemini kapsayan nitelikli bir vakfiye mi olup olmadığı hususları bilirkişi aracılığı ile araştırılmamış, vakfiyenin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiştir. Öyle ise yukarda açıklandığı biçimde yeniden araştırma, inceleme ve uygulama yapılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile davalı Hazinenin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Edenler: 1- Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili
2- Davalı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava kadastro tesbitine itirazdır.
Mahkemece temyiz eden davacı Vakıflar İdaresinin davasının reddine davacı şahsın davasının ise kabulüne ilişkin karar Özel Daire'ce yukarıda belirtilen nedenle bozulmuştur.
Mahkeme, vakfın gayrı sahih nitelikte ve sadece akara ilişkin olduğu, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli bulunduğu gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı Vakıflar İdaresi ve davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, davacı vekilinden temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, davalı, Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince harç alınmamasına, 06.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy