(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Söke Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 27.2.1997 tarih ve 1996/227 E., 1997/98 K. sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 8.12.1997 tarih ve 1997/7134-11650 sayılı ilamı ile; (... Davacı banka, davalıların hesap sahibine para ödemesi sırasında gerekli özeni göstermemeleri nedeniyle gerçek hak sahibi dışında üçüncü kişiye ödeme yapmak suretiyle bankayı zarara uğrattıklarını belirterek tahsilini istemiştir. Mahkemece davalıların kusurları olmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiştir.
Dosyadaki delil ve belgelere göre hesaptan para çeken ve gerçek mudi olmadığı sonradan anlaşılan kişinin cüzdansız müracaatı üzerine noterden cüzdan kayıp ibranamesi istendiği, bu belgenin getirilmesinden sonra ödemenin yapıldığı anlaşılmıştır. Banka işlemlerinin yürütülmesi sırasında hesap sahibi için mevduat kartı adı altında bir kart düzenlenmekte ve bunun üzerine kimlik bilgileri dışında imza örneği de alınmaktadır. Somut olayda da hesap sahibi H. Y.nin imza örneğinin alındığı görülmüştür. Olayda hesaptan para çekmek isteyen kişinin cüzdanı olmadığı anlaşılınca, banka yetkililerinin normalin üzerinde bir özen yükümlülüğünü göstermeleri ve olayın daha titizlikle üzerinde durmaları gerekir. Özellikle mevduat kartındaki imza ile gerek noterde düzenlenen cüzdan kayıp beyannamesindeki imza, gerekse paranın ödenmesi sırasında alınan imzanın özenle karşılaştırılması gerekmektedir. Somut olayda iki imza arasında gözle görülür biçimde bir farklılık bulunduğu görülmektedir. Açıklanan şu duruma göre davalıların gerekli özeni göstermedikleri açık olduğundan, zarar kapsamı belirlenerek bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın red edilmesi bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 21.04.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy