(1086 S. K. m. 45) (3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz", davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaman Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17/06/1999 gün ve 1996/359 E. 1999/46 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/1999 gün ve 1999/5800 E. 1999/5815 K. sayılı ilamı ile;
(...Kadastro sırasında 185 ada 21 parsel sayılı 10125 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davacılar adına tespit edilmiştir. Davalı Mehmet Gürsoy'un vergi kaydı,satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı kadastro komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı Gani,Ali,Ahmet Çelik satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine dair 25/10/1999 gün 1999/4664-4553 sayılı karar Dairemizce onanmıştır. Süresi içinde davacılar tarafından karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendiği gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın Mehmet'e ait iken ölümü ile mirasçıları olan davalılara kaldığı, tespit tarihinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının yararlarına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; davacı tanıkları çekişmeli taşınmazı 01/04/1958 tarihli harici senetle Gani, Ahmet ve Ali Çelik'in Ali Bögrüdelik'ten satın aldıklarını, davalı tanıkları ise davalı parselin Mükerrem Gedik'e ait iken davalı Mehmet Gürsoy'a 01/10/1967 tarihli harici senetle sattığını ve onun zilyet bulunduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, taraf tanıkları ile yerel bilirkişi beyanları arasındaki çelişki giderilmediği gibi senet tanıkları ile tespit bilirkişileri ve komisyon incelemesi sırasında dinlenen tanıklarda dinlenilmemişlerdir. Eksik inceleme ve soruşturma ile hüküm verilemez. Bu durum uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için tespit bilirkişileri ve komisyonca dinlenen tanıklar ile yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ve hayatta olmaları halinde senet tanıkları ve senetleri onaylayan muhtar ve ihtiyar kurulu üyeleri keşif yerinde dinlenilmen, ayrıca tarafların dayandıkları senetlerin asılları getirtilerek uygulanmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, satılıp satılmadığı zilyetlik süreleri ve sürdürülüş biçimleri olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde giderilmeli, bir bütünden ayrılmış ve davalı oldukları anlaşılan 182 ada 20,22 parseller ile 185 ada 23,24,26 parsellere ait dava dosyalan getirtilerek dava ile birleştirilmeleri düşünülmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu gibi karar verilmiş olması doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kadastro tespitine, itiraza ilişkindir.
Kadastro tespiti sırasında 185 ada, 21 parsel sayılı 10125 m2 yüzölçümlü taşınmaz satın almaya, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanılarak eşit hisselerle Mehmet evlatları Gani, Ahmet ve Ali Çelik adlarına tespit edilmiş, tespite Mehmet oğlu Celal Gürsoy'un komisyona itirazları üzerine, itiraz kabul edilerek, vergi kaydına satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Ali oğlu Mehmet Gürsoy adına tespit edilmiştir.
Davacılar Gani, Ahmet ve Ali Çelik satın almaya ve zilyetliğe dayanarak tespitin iptali ile taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemiş; yerel mahkeme, tespit tarihinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddi ile taşınmazın komisyon kararında olduğu gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.
Yerel mahkemenin kararı, Özel Dairece yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığından sözedilerek eksik inceleme nedeniyle bozulmuş; mahkeme, davacıların zilyetliklerinin çekişmeli olduğu; mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda karar verildiği, davacıların senet aslını ibraz etmediği gibi senette adı geçen kişileri tanık olarak göstermediklerini; tespit bilirkişilerin yeniden dinlenilmesinin davaya yenilik katmayacağını; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olduğuna dayanılarak önceki kararda direnilmiştir.
Davacılar, dosyada fotokopisi bulunan 01/04/1958 tarihli senede, davalı taraf ise 1937 tarih 743-744 tahrir nolu vergi kaydına ve 01/11/1967 tarihli senede dayanmışlardır. Davacı tanıkları taşınmazın 1958 yılında davacıların babaları Mehmet tarafından satın alındığını, o tarihten tespit tarihine kadar davacıların zilyet olduğunu bildirmişlerdir. Davalı tanıkları ise taşınmazın Mükremin Gedik isimli kişiye ait iken hissesini Mehmet Gürsoy'a sattığını davalıların zilyed olduğunu ifade etmişlerdir. Şu durum karşısında tanık beyanları arasında anlatılan çelişki giderilmediği gibi keşifte yapılan uygulama da yetersizdir.
Öte yandan dosya kapsamından, bir bütünden ayrılmış bulunan 182 ada 20, 22 parseller ile 185 ada 21, 23, 24, 25 ve 26 parsellere ait dava dosyaları olduğu anlaşılmaktadır. Bu davaların aynı sebepten doğması ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması nedeniyle HUMK. 45. maddesi hükmü gereğince bu dava dosyaları getirtilerek birleştirilmen, bundan sonra davacı tarafın dayandığı 01/04/1958 tarihli senet aslı, davacı vekilinin kadastro elamanlarına verildiğine ilişkin beyanı doğrultusunda araştırılmalıdır. Yine mahallinde yeniden yapılacak keşifte senet tanıkları ile senedi onaylayan muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri sağsa, tespit bilirkişileri ve komisyon incelemesi sırasında dinlenilen tanıklarla birlikte dinlenilerek, gerek davacı tarafın dayandığı 01/04/1958 tarihli senedin, gerekse davalı tarafın dayandığı 1937 tarih 743-744 tahrir nolu vergi kaydının ve 01/11/1967 tarihli senedin hudutlarının dava konusu parsele uyup uymadığı araştırılmalı; davacıların dayandığı 01/11/1958 tarihli senedin hudutlarının 182 ada 20, 22 parsellerle, 185 ada 21, 23, 24, 25 ve 26 parselleri bir bütün olarak kapsayıp kapsamadığı tespit edilmelidir. Ayrıca keşif mahallinde taraf tanıkları yeniden dinlenilerek yüzleştirme yapılmalı, beyanları arasında çelişki giderilmeye çalışılmalıdır. Gerek mahalli ve tespit bilirkişilerinden gerekse tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, satılıp satılmadığı, kimden kime kaldığı, kimin ne şekilde zilyet olduğu, zilyetlik süreleri ve taşınmazın bütün halinde iken hangi parselleri kapsadığı ve hudutları ile komşuları sorulup, saptanmalıdır. Tüm bu işlemler ve araştırmalar tamamlandıktan sonra hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik inceleme araştırma ve uygulama sonucu direnme kararı verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 07/06/2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy