(1163 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki "Kooperatif üyeliğinden çıkarma işleminin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.11.1996 gün ve 1996/381 E., 1996/558 K. sayılı Kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.3.1997 gün ve 1452-1886 sayılı ilamı ile; "... davacı vekili, müvekkili hakkında Yasa ve Ana sözleşmenin öngördüğü herhangi bir işlem yapılmadan üyesi bulunduğu davalı kooperatifçe ihraç edildiğinin bir gazete ilanından öğrenildiğini, ihracı gerektirir bir neden olmadığını ileri sürerek, bu kararın iptali ile müvekkilinin üyeliğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın bilinen adresine tebligat çıkartılmadan gazete ilanı ile birtakım belgelerin ibrazı halinde üyeliğin yenileneceği bildiriminin geçerli olmadığı, ihraca gerekçe gösterilen hasarın ana sözleşmede bir ihraç nedeni olarak öngörülmediği sonucuna varılarak davacı hakkında 1983 yılında alınan ihraç kararının iptali ile üye olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı kooperatif vekilince, davacının daha önce müvekkili kooperatif üyeliğine kabulünün yapılmadığı, bundan dolayı da hakkında üyelikten ihraç kararı verilmiş olamayacağı, 19.1.1984 tarihinde gazete aracılığı ile yapılan ilanın, üyelikten ihraç bildirimi amaçlı olmayıp, Zirai Donatım Kurumu personelini bünyesinde toplayan kooperatifin davalı kooperatif ile birleşmesinden sonra aralarında davacının da bulunduğu birleşen kooperatif üyelerini davalı kooperatif üyeliğine kabul için gereken işlemleri ikmale davet maksadına yönelik olduğu savunulduğuna göre, bu savunma üzerinde durularak gerek davalı gerekse davalı kooperatifle birleşen kooperatife ait üye kayıt ve karar defterleri ile diğer kayıtlar getirtilip incelenerek davacının daha önce üyelik sıfatını iktisap edip etmediği, eğer üyeliğinin varlığı saptanırsa hakkında bir ihraç kararı verilip verilmediği açıklığa kavuşturulmalı ve sonucu çerçevesinde davanın çözümü gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, davalı kooperatifin "Türkiye Zirai Donatım Kurumu Personeli Mahdut Mesuliyetli Yardımlaşma ve Tüketim Kooperatifi" adı altında kurulduğu ve ana sözleşmesinin 16.7.1969 tarihinde tescil edildiği, bu kooperatiften ayrı olarak "Zirai Donatım Kurumu Mensupları ve Emeklileri Yardım Derneği ( Vakfı ) adı altında yine bir kısım Zirai Donatım Kurumu Personelinin üye olduğu bir oluşum bulunduğu, davalı kooperatif genel kurulu 8.5.1983 tarihinde toplanarak gerçek ortaklarının tespiti bakımından Yönetim Kuruluna yetki verdiği, Yönetim Kurulu bu yetkiye istinaden 31.12.1983 gün ve 357 sayılı Kararla yeniden ortaklar defteri düzenlenmesine, bunun için her ortağın nüfus örneği sureti, ikametgah belgesi ve kurumda çalıştığına dair belgeleri ibraz etmelerine, genel kurul kararına uymayan ve istenilen belgeleri ibraz etmeyen kişilerin kooperatif ile ilgileri bulunmadığının kabul edileceğine dair gazeteye ilan verilmesine karar verdiği bu ilanın ... Gazetesinin 19.1.1984 tarihli nüshasında yayınlandığı, bu ilanın davacının açıkladığı şekilde kooperatifçe davacının ortaklığını benimseme anlamında olmayıp, Dernek ( Vakıf ) üyeleriyle, gerçek kooperatif ortaklarının tespiti ve dernek ( Vakıf ) üyelerinin kooperatif üyeliğine kabulü için gereken işlemleri ikmale davet maksadına yönelik bulunduğu, diğer taraftan Zirai Donatım Kurumu mensubunun kooperatif ortağı olabilmesi için, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 10, 11 ve 1163 sayılı Yasanın 8 inci maddesi uyarınca Medeni Hakları Kullanma ehliyeti yanında, ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile Kooperatif Yönetim Kuruluna başvurmaları, Yönetim Kurulu`nca ortaklığa kabul kararı verilmesi ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 8 inci maddesinde yazılı giriş aidatını ödemeleri gerekmektedir. Yönetim Kurulunun ortaklığa kabul kararı olmasa bile, kooperatifin o kişiye ait giriş aidatını kabul ettiği, bunu ihtiyaçlarında kullandığı, o kişiyi Genel Kurullara çağırdığı, o kişinin de yıllarca Genel Kurullara girip kooperatifin faaliyetlerine katıldığı sabit olursa bu kişinin kooperatifçe zımnen ortaklığa kabul edildiğini benimsemek gerekmektedir. O halde öncelikle davacı, kooperatif ortağı olduğunu kanıtlamak zorundadır.
Somut olayda, davacı bu gazete ilanından başka bir delile dayanmamış ve başkaca delil ibraz edememiştir. Mahkeme de davalı kooperatifin bu gazete ilanındaki sözlerini davacının ortaklığına kanıt olarak görmüş ve bu delile dayanarak davayı kabul etmiştir. Davacı vekili mahkeme kararını gerekçe yönünden temyiz etmediği için o da delil olarak bu gazete ilanını benimsemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle bu gazete ilanı başlı başına davacının kooperatif ortağı olduğuna kanıt olamayacağından bu gerekçelerle Hukuk Genel Kurulu`nca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.2.1998 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy