(3303 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.09.1998 gün ve 1996/420 E. 1998/523 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.02.1999 gün ve 1999/545-1173 sayılı ilamı ile; (...Davacı tapulamadan önceki zilyetlik hukuki nedenine dayanarak dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesi hükmüne göre, tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Maddede açıklanan 10 yıllık süre hak düşürücü süre olup hakim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulur. Zira hak düşürücü sürenin geçmesi halinde iddia edilen hak meydana gelmez. Bu sürenin kabul edildiği hallerde, Kanunun öngördüğü süre içerisinde başvurulmazsa iddia edilen hak doğmaz. Hakkın doğumu ancak süresinde dava açmak suretiyle yapılan başvuru ile olur. Bu nedenle tapulamadan önceki hukuki nedene dayanan davanın maddede öngörülen10 yıllık süre içerisinde açılması gerekir.
Dava konusu taşınmazla ilgili tutanak 24.2.1986 tarihinde kesinleşmiştir. Dava ise 5.11.1996 tarihinde açılmış olup maddede öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu durumda davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken değişik sebep ve gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazın, Havza-i fahmiye hudutları içerisinde kaldığı, esasen bu nedenle tapulama tesbitinin tashihi cihetine gidilerek, 05.11.1985 günlü ek tutanak düzenlenmek suretiyle malik tablosunun iptal edildiği ve çekişmeli taşınmazın tapulama harici bırakıldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Taşınmazın, kömür havzası içerisinde kalmış bulunmasına göre; 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların iktisabına Dair Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve Tescil şartı başlığını taşıyan hüküm, 3402 sayılı Kadastro Yasanı'nın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreye istisna getirerek, tescile -özel nitelikli hükümlerle olanak sağladığından- yerel mahkemenin somut olayda 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağına ilişkin direnme kararı yerindedir.
Ne var ki; davalı Hazine vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmediğinden bu konudaki temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 8. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 30.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy